Tuesday, July 7, 2009

Vücut Yükü

Body Burden
{Türkçe yazı için aşağı ininiz}
{}
Ray Caesar, "Kitten"
{}
Everytime I work out, I come by a couple of idiots in the changing room who try to cover their stench with aerosol sprays. I mean hellllooooo we have a freaking hole in the ozone layer and global warming is kicking our ass, not to mention those sprays smell horrible and burn my throat.
{}
Anyway, I really want to share a link about body burden with you, and you absolutely must read it, especially if you have any children. Don't be lazy, it is extremely important for you to be informed about this issue. I read an article about body burden a while ago, it was about a British mother testing herself and her 1-year-old for toxic chemicals, and the results were shocking; the poor baby had so much more chemicals in his body than her mothers. Moms should also be informed about bottles and a chemical called BPA. And everyone who happens to like being alive vs. being dead must research the truth about Canola oil and GMO (genetically modified organism).
{}
~~
{}
Ne zaman spor yapsam mutlaka soyunma odasında bu devirde halen ter kokularını sprey deodorant kullanarak örtmeye çabalayan birkaç gerzekle karşılaşıyorum. Huuuuuu ozondaki delikten haberiniz yok mu, gırtlağımıza kadar küresel ısınmaya battık hiç mi duymadınız? Bırakın artık şu genzimi yakan aerosol spreyleri kullanmayı. Azıcık duyarlılık yahu!
{}
Ray Caesar, "Sisters"
{}
Neyse, sinirimi bir kenara bırakayım da size çok önemli bir bağlantı vereyim; Meyvelitepe'nin "Miras" adlı yazısı. Sitenizi kene için zehirletmeden, sivrisinek tabletini fişe takmadan, köşedeki örümceği spreyle öldürmeden, sandviçinizi plastik kaba koymadan, hatta sokağa çıkmadan önce bir okuyun, özellikle çocuğunuz varsa sakın okumamazlık etmeyin.
{}
Yazıda bahsi geçen makaleyi ben de okumuştum; İngiliz bir anne, kendisini ve 1 yaşındaki oğlunu vücutta biriken toksik kimyasallar için test ettiriyor ve sonuçlar 1 yaşındaki çocuğun 30 yaşlarındaki annesinden çok daha fazla zehirle yüklü olduğunu gösteriyordu.
{}
Biberon kullanan çocuğu olanlar Berceste'nin bu yazısını da mutlaka okumalı. Mutfakta Zen'de arayarak GDO (genetiği değiştirilmiş organizmalar), Kanola yağı ve diğer önemli konular üzerinde bilgi edinmenizi şayet canınızı seviyorsanız öneririm.
{}
Ray Caesar, "Castor"

Friday, July 3, 2009

Escape to the Country

Kırlarda...
{}
{}
I am grateful for what I have in life, I realize I'm in a very fortunate minority who got to eat organic cucumbers, wild rocket, green beans and raspberries today, fresh from the garden that my parents are keeping. I'm grateful for the adorable little home that my family built with their own labour.
{}
Hayatta sahip olduklarım için minnettarım. Biliyorum ki bugün anne-babamın gözlerinin nuru gibi baktıkları bahçeden taze taze organik salatalık, yabani roka, yeşil fasülye ve ahududu yeme fırsatı olan şanslı azınlıktayım. Ailemin alınteriyle yaptığı, aslında bir tuğlası için bir ömür çalıştıkları ev için minnettarım.
{}
{}
So whoever owns this property that I saw on Shoot Factory must be very, very grateful. Every picture of this house made my heart beat faster! What an exterior, what a garden, what an interior! It feels like "home" even though I have never been there... If you feel the same you can see the rest of the pictures here. The house is set on 5 acres of gardens, meadows and woodland, located in Heathfield near London.
{}
Herhalde bu resimlerde gördüğünüz evin sahipleri de çok ama çok minnet duyuyordur. Bu evin her resmi kalbimin daha hızlı atmasına yol açtı! Evin dış görünüşü, bahçesi, yolu, içi, hepsi ayrı güzel. Oraya hiç gitmemiş de olsam bende "yuva" hissini uyandırdı. Siz de aynı şekilde hissettiyseniz resimlerin geri kalanına buradan bakabilirsiniz. Bu şirin ev Londra'ya yakın Heathfield'da 2 hektarlık bahçe, otlak ve ormanlık alanlardan oluşan bir arazi üzerine kurulmuş.
{}
{}
{}
{}
{}
{}
{}{}
{}{}{}
{}
{}
{}
I wonder if this optimist mood I'm in has anything to do with the fact that it's Friday and I'll leave work in 5 minutes :) By the way, what happened to that show on BBC called "Escape to the Country"? That show taught me what a "loo" is, and that I want to live in the British countryside some day!
{}
Acaba bu mutlu kelebek ruh halimin bugün günlerden Cuma ve iş çıkışına 5 dk. kala olması ile bir alakası var mı? :)

Wednesday, July 1, 2009

Velvet & Colours

Kadife & Renkler
{}
Styled by Robyn Glaser, found via Design Shimmer
{}
I just love the blue velvet sofa, and how the other colors pop on it. Velvet is considered to be a winter fabric but here it looks cool and fresh. The style of the sofa is begging to be upholstered with a rich shade of velvet. As much as I have a thing for velvet sofas and armchairs, not all colors look good on velvet. Fuchsia, turquoise, and other vibrant or jewel tones look great. You have to be careful about balancing it with fresher, simpler accessories and other items, that is unless you're into the Baby Phat / Juicy Couture /rhinestone tracksuit kitsch look. That look; I associate with Regina's mom in Mean Girls. Most greens look like mold, which probably isn't a look you would go for.
{}
Mavi kadife kanepeye de bayıldım, üzerinde diğer renklerin patlayışına da. Kadife aslında kışlık bir kumaş olarak düşünülse de burada çok ferah ve taze gözüküyor. Kanepenin tarzı zaten kadife ile kaplanmak için adeta yalvarıyor. Kadife koltuklara karşı bir zaafım olsa da aman dikkat, her renk kadifeye yakışmaz. Fuşya, turkuaz ve diğer canlı renkler ve mücevher tonları kadifede güzel duruyor. Kadife kullandığınızda onu ferah görünümlü aksesuar veya diğer eşyalarla dengelemek çok önemli. Örneğin mor bir kadife koltuk takımı, metalik işlemeler, parlak taşlar, veya mor yastıklar ve fuşya bir kanepe ile Mean Girls'te Regina'nın pembe kadife üstü taş işlemeli eşofman giyen anasından başka kimseye yakışmaz. Rüküş olur. Uzak durunuz. Ayrıca şahsi fikrim yeşilin, özellikle soluk yeşillerin kadifede küf gibi durduğu yönünde. Kim koltuğunun küf kaplı gözükmesini ister ki?
{}
Styled by Robyn Glaser
{}
Loving the quilts, however my main motive in posting this picture is to point out that it has almost the same color range as the first picture. Brick red, yellow, a vibrant blue, a softer shade of blue, subtle dark green, and white to make it very fresh.
{}
Patchwork örtüler muhteşem tabii ama bu resmi yayınlamaktaki esas amacım buradaki renklerin ilk resimdeki renk skalasıyla nasıl da benzerlik taşıdığını göstermek. Kiremit kırmızısı, sarı, canlı bir mavi, yumuşak bir mavi, göze batmayan koyu yeşil, ve hepsiniz taptaze bir şekilde bir arada tutan beyaz.
{}
Kuaför Mimi
{}
Bu mimi ben icat ederek Cindrella'ya önerdim ve tüm moda blogger'larına paslamasını rica ettim. Ama öyle havadan mim olmuyormuş, önce kendim yazmalıymışım.
Mimimiz şöyle:
Saç modelinin fotoğrafını çek, blog'a koy (istersen yüzünü maskele). Gittiğin kuaför, orada (varsa) tercih ettiğin eleman, kuaförün ortalama fiyatı, memnun olup olmadığın - bunları yaz. Memnuniyet için en büyük kıstaslar: 1- Senin istediğini tutturabiliyor mu, 2- Kesimden birkaç ay sonra saçların hala şekle şemale giriyor mu. Bu mim kuaför bulmakta sıkıntı çeken kızlara bir rehber olsun.
{}
Utana sıkıla açıklıyorum, geçen yıl Ağustos ayından beri kuaföre gitmedim. Yani benim kuaförüm tabiat ana! Saçımda boya yok. Uzunluğu neredeyse belime gelecek, hafif katlı. Fönümü de kendim çekiyorum. O yüzden resim koymamın bir manası yok. Arayı bu kadar açmadan önce 6 ayda bir gittiğim kuaför Suadiye Park Toni & Guy'daki Cem'di. Boya + kesim + fön 200 lira kadar tutuyor, arada cilaya gidersen bazen para almıyordu. Cep telefonumdan gösterdiğim minicik resimden bile ne renk istediğimi şıp diye anlıyor ve tam o tonu tutturuyordu, kesimi de 6 ay idare ettiğine göre son derece iyiydi, ve her zaman tam hayal ettiğim gibiydi. Çoğu kuaförün aksine sinirime dokunan ve saçıma b.k atan bir kişiliği de yoktu, aksine "saçların çok güzel, boyamasak mı" dediği bile olurdu. Fakat Cem'in benim hayatta gidemeyeceğim Beykoz tarafında bir yere tayini çıktı. Oradan kötü saçla çıkan görmedim, standartları gerçekten çok iyi ama ben Suadiye Park'takine gitmeye şu an cesaret edemiyorum çünkü duyduğum kadarıyla Toni & Guy'da benim ödediğimin iki-üç katına kadar çok uçuk rakamlar çıkabiliyor. Zaten bu yüzden kuaför arayışlarındayım. Açılırsa Makas'ı denemeyi düşünüyorum.
{}
Bu mimi Cindrella ve Jojee'ye paslıyorum. Jojee saçlarını okuduğu ilde kestiriyorsa ailemdeki tüm kadınları mutlu edecek!

Friday, June 26, 2009

Midsummer Snowstorm

Yazortası Kar Fırtınası
{}
{}
This dreamy installation, called Midsummer Snow Storm, is by British artist Peter Liversidge for Jupiter Artland, a contemporary sculpture garden in the grounds of Bonnington House near Edinburgh. I saw it on Dezeen and immediately thought how magical it would be to drive through this.
{}
Yazortası Kar Fırtınası adlı bu rüya gibi enstalasyon, İngiliz sanatçı Peter Liversidge tarafından Jupiter Artland adındaki, Edinburgh yakınlarındaki Bonnington Evi'nde yer alan bir çağdaş heykel bahçesi için oluşturulmuş. Bunu Dezeen'de gördüğüm anda içinden arabayla geçmenin büyülü bir tünelden geçmek gibi olacağını düşündüm.
{}

Michael...

{}
I never knew I would be so touched by this. Legends die young, I guess there is no escape from it. These people, John Lennon, Elvis Presley, Kurt Cobain, Michael Jackson, were all completely unique, and all opened a new page in the music world, and life too since music influences lifestyles so much. The legend of my generation is gone! (I'm not including Madonna because her success comes from her ability of adapting herself to new things so fast.) So sad :(
{}
Bunun bana bu kadar dokunacağını bilmiyordum. Efsaneler genç ölüyor, bundan kaçış yok galiba. Bu insanlar -John Lennon, Elvis Presley, Michael Jackson- tamamen orjinal insanlardı, kendi tarzlarını yaratmışlardı ve müzik dünyasında ve hayat tarzlarımızda yeni birer sayfa açmışlardı. Benim jenerasyonumun efsanesi gitti! (Madonna'yı saymıyorum çünkü onun başarısı kendini yeniliklere adapte edebilmesinden geliyor, diğerleri gibi bir "tip" değil o.)

Wednesday, June 24, 2009

Sunny Palette, Raw Wood

Güneşli Skala, Ham Ahşap
{}
{}
Dear Katrin Arens, are you looking for a personal chef with limited cooking abilities? Your kitchen in Lombardy makes me so happy that I wouldn't mind spending multiple hours each day admiring its rustic aesthetic (and fixing something for you to eat, of course).
{}
Dear readers, I'm desperately into the raw wood thing. I wanna reclaim me some wood. But despite the long hours I keep at the shore waiting for it to "drift" to me, and also despite digging some nearby rubbles, and despite keeping an eye on the neighbours' garbage, I can't find any wood to reclaim. We don't have any old barns nearby with wooden flooring waiting for me to tear off. I am considering buying new lumber and throwing it at our yard and leave it to rot for a couple of years. Would that work?? Is there a way to achieve this look?
{}
Sevgili Katrin Arens, yemek yapma kabiliyeti kısıtlı bir kişisel şef arayışında mısın? Lombardia İtalya'daki mutfağının ham estetiğine hayran hayran bakarak hergün birkaç saat geçirmeye hiç itirazım olmaz (merak etme yiyecek birşeyler de hazırlarım elbet).
{}
Sevgili okuyucular, şu ham ahşap olayına bayılıyorum. Eskimiş ahşapları değerlendirmek istiyorum. Tek sorun denizden sürüklenmiş gibi görünen ahşaplar, kıyılardaki çaresiz bekleyişlerime rağmen sürüklenmek bilmiyorlar. Eşelediğim moloz yığınlarından da çıkmıyorlar. Komşunun alıcı gözle süzdüğüm çöpünden de. Etrafta ahşap yer döşemeleri tarafımdan sökülmeyi bekleyen eski ahırlar da yok. Yeni kereste alıp birkaç yıl bahçeye atmayı düşünmekteyim. İşe yarar mı bu? Bu görüntü nasıl elde edilir??
{}

Thursday, June 18, 2009

153 Hayvan Ambulansı

{}
{}
Ne güzel bir haber bu! Barınak Gönüllüleri Derneği'ne teşekkürler!
{}
"İstanbul'da sokak hayvanları için ambulans hizmeti başladı. Nerede acil ambulansa ihtiyacı olan bir sokak hayvanı görürseniz ALO 153'Ü ARAYIN...
{}
İstanbul'un tamamına 24 saat boyunca hayvan ambulansı hizmeti götürüldüğü çalışmada kullanılan tam donanımlı ambulansta yoğun bakım ünitesi ve solunum cihazı da bulunuyor. İstanbulluların olası hayvan yaralanmaları durumunda ''Alo 153''ü arayarak hayvan ambulansını bölgeye çağırmaları gerekiyor. Ambulans hizmeti ücretsiz olarak veriliyor."
{}
Arabasız bir insan olarak trafikte bir hayvanın kaza geçirmesine şahit olmak en büyük kabuslarımdan biriydi. Şimdi o hayvancık şöförün insafına kalmayacak. Bu numarayı kaydedin!