Wednesday, August 31, 2011

Home

Yuva



Prints, Vol25

Hey, it's Ramadan holiday and everyone took the opportunity and fled south! I am roaming the streets of this abandoned city. Not really, I'm curled up at home as usual :) But of course I believe home is not something you leave behind, it's something you take with you wherever you go.

Herkese ister sevdikleriyle, ister tatil fırsatını değerlendirip deniz kenarında olsun; şeker gibi bir bayram dilerim. Ben mi? Terkedilmiş şehir İstanbul'un sokaklarında hüküm sürüyorum. Yok yok, her zamanki gibi evimde, yuvamdayım :) Zaten evin geride bırakılabilen birşey değil, insanın her zaman yanında taşıyabildiği bir duygu olduğuna inanıyorum.

Saturday, August 20, 2011

Falcon







I spotted Falcon Enamelware at Yvestown, and had to share these photographs by Sam Stowell. The enamelware look beautiful, the food looks delicious. I'm suddenly in the mood for some berry crumble!

Falcon Enamelware'in emayelerini görür görmez vuruldum ve Sam Stowell'in çektiği bu fotoğrafları paylaşmak için sabırsızlandım. Emayeler müthiş güzel, yemekler enfes görünüyor. Ben bu yazıyı gece yazıyorum ama yarın oruçluyken karşılaşanlarınız olursa şimdiden özür diliyorum. Bizde niye emaye bulmak bu kadar zor? Halbuki eskiden ne çok olurdu herkesin evinde. Kullanışlı, sağlıklı, uzun ömürlü ve son derece alçakgönüllü bir güzelliğe sahip bir malzeme.


Photos: Falcon Enamelware Facebook

Thursday, August 18, 2011

Grid

Kareli


Gridded wallpaper. I imagine putting up prints and artwork would be a breeze if you manage to keep your sanity when trying to apply this wallpaper.

My bed is Ikea Edland like the one above, topped with a Latex matress. Success, I feel like a princess! But this combination makes a very high bed, and I was seriously considering a bar stool as a nightstand as everything else looks comically dwarfed next to it. I think I will allow myself to buy a few magazines and stack them on a chair (remember I ditched most of my mags). Thank God September issues are coming up, I find summer issues of most magazines to be utter crap.

Kareli duvarkağıdı. Bu duvarkağıdını uygularken akıl sağlığınızı koruyabildiyseniz sonrasında duvara resim vs. asmak çok kolay olur herhalde.


Benim yatağım da resimdeki gibi Ikea Edland. Üstünde de Latex şilte var. Kendimi prensesler gibi hissediyorum tamam ama bu ikisi birleşince yatak bir hayli yüksek oluyor. Yanıma sehpa olarak bir bar taburesi edinmeyi düşünüyordum çünkü diğer herşey yatağın yanında kısacık kalıyor. Galiba Eylül sayılarının çıkmasını fırsat bilerek birkaç dergi alacağım ve bir sandalyenin üzerine böyle koyacağım. Biliyorsunuz evimde şu an pek dergi yok, yaz aylarında da çoğu dergi aşırı uyduruk oluyor.



How lovely does the vintage tile nook look with the grid walls and matte black cupboards? Also I wonder if that countertop is concrete, and if so is it practical?

On a side note, I bought Whitelines notebooks from 100% Design London last year. They are a revolution in grid notebooks, cannot recommend enough. I wish I had a lifetime supply! Read why they are special.

Kare kare fayanslar ve mat siyah dolaplarla eski tip fayans niş ne kadar hoş durmuş! Tezgahın beton olup olmadığını, öyleyse kullanışlılığını merak ettim.


İlgisiz sayılacak bir not; geçen yıl 100% Design London fuarından Whitelines defterleri almıştım. Bunlar beyaz sayfa üzerine koyu renk çizgiler yerine açık gri sayfa üzerine beyaz çizgilere sahip, asla göz yormuyor ve çok daha okunaklı. Kareli defterde tam bir devrim, şiddetle tavsiye ederim! Keşke bir ömür yetecek miktarda olsaydı bir kenarda. 


Photo 1 Christine Kurronen and Jorma Marstio / Plaza, 2-3 Patrick Miller / Leva&Bo via La maison D'Anna G

Monday, August 15, 2011

Orangeri


A black & white home is capable of looking very summery with the injection of the right color. In this case, it's pink grapefruit. It's also amazing what the owners have done with a 24 sq ft glass conservatory with concrete floors. Of course, the beautiful garden helps too. It's called an "orangeri", which apparently means conservatory or orangery in Swedish. How fitting for this particular little orangeri!

Siyah-beyaz bir ev doğru rengin enjekte edilmesiyle nasıl da yazlık bir havaya büründüğünü görüyoruz. Burada sözkonusu renk pembe greyfurt. Ayrıca ev sahiplerinin 2.5 metrekarelik, yerleri şap beton minicik cam bir klübeyi getirdikleri nokta gerçekten etkileyici. Güzel bahçenin de payı var tabii. Bizde sera veya limonluk denen böyle yapıların adı İsveççe'de "orangeri" imiş. Bu isim gördüğünüz bu minik orangeri'ye nasıl da cuk oturuyor!


That basket is gorgeous. My apartment is mostly black-white-gray too so I know from experience how a small piece of rattan completes the look and make it look natural and effortless.

Sepet şahane. Benim evim de çoğunlukla siyah-beyaz-gri olduğu için minik hasır dokunuşların görüntüyü nasıl natürel ve hafif bir hale sokarak tamamladığını birinci elden test edip onayladım.


Love the air-chairs! / Bayılıyorum air-chair'lere!



This is all the space you need for a fabulous stay-cation!

Tatilleri evde geçireceklere bu kadarcık yer yeter sanırım!


Photos Sandra Pettersson for Hus&Hem via Riazzoli.

Saturday, August 6, 2011

Pink London

Pembe Londra



I have an uncontrollable urge to go to London, again. Uncontrollable by me, but very controllable by the UK Border Agency. I feel like if they knew how much I loved that country, they would welcome me with open arms :( I hate (the requirement of) visas.

Edit: Maybe not the best time to be in London. I have been following the news and twitter, I hope the good people of London are, and will be, alright.

Yine Londra'ya gitmek için içimde kontrol edilmesi mümkün olmayan bir dürtü var. Benim için kontrol edilemez, ama UK Border Agency pek güzel kontrol ediyor. Şunlara olan sevgimi ve merakımı bilseler kollarını açar, gel bize seni bağrımıza basalım derlerdi. 


Images: Map of London by Running For Crayons. Photo of Tower Bridge by Mint Sugar.

Thursday, August 4, 2011

In Malmö

Malmö'de



This apartment in Malmö, belonging to Nina Persson of The Cardigans, is for sale. Could somebody enlighten me; when homes are sold in Sweden, are the furniture and every nice detail we see in these photos included? I'd lose the taxidermy duck, but other than that I wouldn't change a thing (at least not for a while).

Malmö'deki bu apartman dairesi The Cardigans'tan tanıdığımız Nina Persson'a aitmiş, ancak şu an satılık. Biri beni aydınlatsın; İsveç'te evler hep möbleli mi satılıyor? Şık detaylar da dahil midir? Öyle ise doldurulmuş ördeği gönderir, onun dışında pek birşeyi değiştirmezdim (en azından bir süreliğine).


I'm practically bullying people I know into not matching their chairs with their table. Still, nobody listens to me!  See how good it looks?

Çevremdekilere masa ile sandalyelerini takım almamaları için resmen baskı yapıyorum, ama kimse beni dinlemiyor! Bakın işte nasıl da güzel duruyor halbuki!



 Lying down looking at the ceiling is not a dull activity in this apartment.

Bu evde tavana bakarak uzanmak sıkıcı bir aktivite değil.



The duck goes, the shoes are welcome to stay. 

Ördek gitsin, ayakkabılar kalabilir.




What I like about this study is that it does not have an office feel. Not even a home office feel.

Ofise, hatta ev ofie bile benzemeyen huzurlu bir çalışma köşesi.



While us mortal folk deliberate whether to paint floors white, they are making painted patterns. Someday I hope to own a coffee machine like that.

Biz ölümlüler daha yerler beyaza boyanır mı onu tartışırken bunlar işi ilerletmiş, desen çalışıyorlar artık. Bir gün benim de böyle bir kahve makinem olsun.



All photos from Bolaget via NordicDesign.

Susanna Vento


Styling by Susanna Vento. Black and white with wood, plus just a such of vibrant color. Just my cup of tea.

Styling Susanna Vento'ya ait. Beyaz, siyah ve ahşap, azıcık da canlı renk. Tam da benim sevdiğim tarz.