Showing posts with label iç mekan. Show all posts
Showing posts with label iç mekan. Show all posts

Thursday, February 21, 2013

Spring Green

Bahar Yeşili


The February issue of Country Living UK has page after page of mesmerizingly beautiful narcissi.  I find myself flipping through the magazine over and over again. These interior photos seem to be styled while keeping in mind that freshness of spring blooms and the yet continuing need for warmth. The dominant color is the sweetest shade of green.

Country Living UK'in Şubat sayısı sayfa sayfa nergis ve zerrin bahçeleri fotoğraflarıyla insanı büyülüyor; açıp açıp bakmaya doyamıyorum. İç mekan fotoğrafları da bahar çiçeklerinin tazeliği, fakat aynı zamanda devam eden ısınma ihtiyacımız dikkate alınarak hazırlanmış sanki. Fotoğraflardaki baskın renk yeşilin belki de en tatlı tonu.




The desk above is called "Desk One" and it's designed by Another Country.

Üstteki Another Country tasarımı masanın ismi "Desk One".


This enamel candle holder is perfection. / Bu emaye mumluk şahane!


Photographs by Ingrid Rasmussen, styling by Caroline Reeves for Country Living UK February 2013.

Tuesday, February 19, 2013

Some Place New, Some Things Old

Yeni Yer, Eski Ev


This is the home of Stewart and Jane Devlin in Millbrook, Hudson Valley. They're Irish and English, respectively. This renovated 18th century house is so close to New York while providing the countryside lifestyle of their old country.

Stewart ve Jane Devlin'in Hudson Valley'de yer alan Millbrook'taki evlerindeyiz. Biri İrlandalı, diğeri İngiliz. 18. yüzyıldan kalma, yenilenmiş bu ev, New York'un yanıbaşında onlara anavatanlarının özlem duydukları kırsal yaşam tarzını sunuyor.






This is quite possibly the most realistic doll house I have ever seen. I wonder if it can be opened?

Bugüne dek gördüğüm en gerçekçi bebek evi bu olsa gerek. Acaba açılabiliyor mudur? 



Such a pretty and elegant wallpaper, perfect for a little girl's room.

Bu zarif duvarkağıdı küçük bir kız çocuğunun odası için çok uygun.


Photos by Davina Zagury, from Milk.

Monday, February 18, 2013

Playhouse

Oyun Evi


Every detail in this photo is just lovely, but the view from the window a whole nother level.

Bu köşedeki her bir detay ayrı güzellikte, ancak manzara hepsinden öte.





The family who lives here has great taste in old school toys. Case in point, everything in the child's room above and the rocking swan toy a couple of photos up.

Burada yaşayan ailenin oyuncak konusundaki zevki çok ince. Tamamı eski tip. Üstteki çocuk odasındaki oyuncakların hepsi birbirinden hoş. İki fotoğraf üstte de sallanan ahşap kuğular vardı.


Photos by Solvi dos Santos, from Kochen Wies.

Sunday, February 17, 2013

For Real


This is the unbelivably beautiful home of some very fortunate people who get to live on heaven-on-earth, aka The Cotswolds. Search for that name on Google images if you dare, but don't blame me if you suddenly start feeling very unsatisfied about the place you live in. I honestly don't understand how anyone can be content living in a city, especially one with little greenery and lots of unsightly concrete. Why don't developers and architects put their ego and greed aside and build us nice little cottages instead of "innovatively" misshapen or "practical" boxlike buildings?

Dünyadaki cennette, yahut İngiltere'deki "The Cotswolds" bölgesinde yaşayan aşırı şanslı insanlara ait bir ev bu. Cesaretiniz varsa bu ismi Google imajlarda aratın, ancak aniden yaşadığınız yerle ilgili yoğun bir tatminsizlik hissetmeye başlarsanız beni suçlamayın. Doğrusu yeşilin az, betonun çok olduğu şehirlerde insanlar nasıl halinden hoşnut yaşayıp gidiyor, merak ediyorum. Nedir bunun sırrı, lütfen bana da söyleyin.


That's the view from the house.

Evden görünen manzara bu.


This is where I'd sit to drink tea, read a book and live happily ever after.

Bu köşeye oturup çayımı içer, kitabımı okur ve muradıma ererdim, sizler de kerevetine çıkardınız.












Photos by Pauline Joosten, from Kocham Wies.

Thursday, January 17, 2013

Smell the Roses


I'm so looking forward to spring that I'm craving florals, pastels, pinks and fresh greens. Oh, how I miss sunlight and the joy it brings!

Baharı dört gözle bekliyorum, bu aralar canım yalnızca çiçek desenleri, pastel renkler, pembeler, taptaze yeşiller çekiyor. Güneş ışığını, insanın içini neşe dolduruşunu nasıl da özledim!


Cheerful drapes. / Şen perdeler. 



Photos by Milka Alanen for Kotivinkki, via 79ideas.

Saturday, December 29, 2012

Erin's Kitchen

Erin'in Mutfağı


This is the kitchen from supermodel Erin O'Connor's 200 year old South London home. She owns a beautiful AGA cooker, a Smeg fridge, and reclaimed kitchen units that used to belong inside the laboratory of a Victorian girls school on her street. I quite like this cozy kitchen, aside from that lamp with tassels. The marble countertops look great and the cute wallpaper printed with teacups works here.

Süpermodel Erin O'Connor'ın Güney Londra'daki 200 yıllık evinin mutfağındayız. Siyah bir AGA fırını, Smeg buzdolabı ve oturduğu caddedeki eski bir Viktorya dönemi kız okulunun laboratuvarından kurtarılmış mutfak dolapları var. Yalnızca püsküllü lamba gözüme battı. Mermer tezgahlar çok güzel görünüyor, çay fincanı desenli duvarkağıdı da bu sıcak mutfağa gitmiş.



Okay, what is a gold parrot statuette doing on the stove? It's a mystery.

Altın papağan heykelciği ocağın üzerinde ne yapıyor, işte orası muamma. 



Happy holidays everyone!

All photos by Mark Sanders for Refinery29.

Monday, December 3, 2012

Magazine Love

Dergilere Sevgi Kuşağı



The hallway above is my favorite photo featured in this post; with an Ercol loveseat, tin trunk from Toast, wooden church with lights from John Lewis.

Bu post'taki fotoğraflar arasından favorim üstteki antre; Ercol ahşap bank, Toast'tan teneke sandık, John Lewis'ten minik, ışıklı ahşap kilise.



Oh my, those framed vintage illustrations. Too bad they're from eBay and the artists are unknown.

Şu yerde duran vintage ilüstrasyonlara bayıldım, maalesef kime ait oldukları belli değil, eBay'den bulunmuşlar.

I love the carpet in this children's room. / Bu çocuk odasındaki halı özellikle güzelmiş.

I normally skip December issues of magazines because they all kind of look alike. However, taking just a peek at Country Living UK's preview had me convinced I needed to see these cozy photos closer. Turns out it's quite the fulfilling issue, every page was a delight! It's one of those rare magazines that the reading material is consistently as substantial as the pictures.

Do you still buy print magazines or do you prefer digital versions? I'm a hardcore digital fan and find reading mags on an iPad surprisingly pleasant. I don't like buying directly from the App Store newsstand though, I use Zinio, that way I can read my magazines from a computer too, useful if you don't own a tablet. It's also much easier to navigate and you can see all your magazines in one place. I'm subscribed to Living Etc UK but it's getting kitscher and kitscher every month and has become quite cringeworthy, so I won't be renewing it this year. Instead, now that my all time favorite mag Elle Decor UK is on Zinio, I'll stick to that, with the occasional Country Living UK and Wallpaper thrown in. Yep, I like my magazines British!

Normalde dergilerin Aralık sayılarını atlarım çünkü hepsi aşağı yukarı birbirine benzer. Fakat Country Living UK'in son sayısına bir göz atınca almadan duramadım. Dergi sıcacık, insanı yılbaşı moduna sokan fotoğraflarla dolu; insanda sahlep içmekle aynı etkiyi yapıyor. Bu dergideki yazıların da istikrarlı olarak fotoğraflar kadar doyurucu olmasını seviyorum.

Siz dergilerin basılı versiyonlarını mı tercih ediyorsunuz, yoksa dijital versiyonlarını mı? Ben bir dijital hayranıyım, üstelik tabletten dergi okumak şaşırtıcı derecede zevkli, insan kağıdı hiç aramıyor. Yabancı dergilerin fiyatları üzerinde yazan ücretin TL'ye çevrilmiş hali, yani olması gerektiği gibi. Basılı versiyonlarının fiyatları iyice uçtu son birkaç aydır, mağazalarda dikilerek okumaya çalışmaktan bıktım. Fakat App Store'daki "newsstand" yerine Zinio aplikasyonunu kullanmayı tercih ediyorum, hem farklı dergilerinizi bir arada görmek daha kolay, hem de aldığım dergileri dilersem bilgisayardan da okuyabiliyorum, tablet kullanmayanlar da faydalanabilir. Zinio'dan Living Etc'nın İngiliz versiyonuna aboneydim ama dergi rüküşlükte sınırları zorlamaya başladı, artık çekilmiyor. Ona aboneliğimi yenilemeyeceğim, yerine favori dergim Elle Decor UK'e geçeceğim, artık onun da dijital versiyonu var. Nezih'te, D&R'da basılısı 30 küsür lira, dijitali 11 lira! Bu yıl çoğunlukla onu alır, arada canım çektikçe de Country Living UK veya Wallpaper ile çeşnilendiririm diye düşünüyorum. Yerli dergiler kimse kusura bakmasın ama, bence çöp. Dekorasyon-tasarımda da, moda dergilerinde de en kaliteli bulduklarım İngiliz dergileri. 



All images from Country Living UK December 2012, photographs by Brent Darby, styling by Caroline Reeves, assisted by Ben Kendrick & Celia Stuart-Menteth.

Monday, October 29, 2012

How They Work

Nasıl Çalışıyorlar


This is what it looks like behind the scenes, when Oneighty is working their creative magic for their clients. Their office was photographed by Adrian Ray.

Oneighty Creative, müşterilerinin markaları için yaratıcı projeler üzerinde çalışırken ofisleri böyle görünüyormuş. Adrian Ray fotoğraflamış.

Friday, October 26, 2012

Kitchen

Mutfak


Good old white. The best choice you can make for your kitchen.

Alıştığımız, sevdiğimiz, bıkmadığımız beyaz. Mutfağınız için yapacağınız en doğru tercih.

Photo; Allt i Hemmet.

Sagmeister & Walsh Studio





Am I crazy about the look of the recently renovated Sagmeister & Walsh studio? No, but I find it okay. Am I surprised? Yes. Much smaller and simpler than I anticipated. We have seen similar ones a hundred times but I guess wowing us is not the point. Still, the color coded books are a pet peeve of mine. A pet peeve that I have seen at least a hundred times.

When asked "Did your experience at the Leo Burnett agency play a large role in your deciding that maintaining a small business was better than running an office of over 100 people?", Sagmeister replies: "I saw at Burnett that I will not be able to actually design when my office is bigger, and I saw the advantages of a large office for the clients as tiny, while the disadvantages were huge."

Sagmeister & Walsh'un yenilenmiş stüdyolarını çok mu beğendim? Fena bulmamakla birlikte hayır. Beni şaşırttı mı? Kesinlikle evet. Tahmin edebileceğimden çok daha ufak ve basitmiş. Benzerlerini daha önce yüzlerce defa görmüşüzdür ama bu stüdyonun dekorasyonundaki amaç bizleri hayran bırakmak değil zaten. Yine de renklerine göre dizilmiş kitaplar epey gözümü tırmaladı, zaten hiç beğenmediğim, daha önce de yüzlerce kere gördüğüm bir dekorasyon klişesi.

"Leo Burnett ajansındaki deneyiminiz, 100'den fazla çalışanı olan bir ofisi idare etmektense küçük bir işi yönetmeyi tercih etmenizde büyük rol oynadı mı? diye sorulduğunda şu cevabı vermiş Sagmeister: "Burnett'de ofisim büyük olduğunda sahiden tasarım yapamayacağımı, ayrıca büyük bir ofisin müşteriler için avantajlarının çok az, dezavantajlarının ise devasa olduğunu gördüm."

Photographs by Mario de Armas via AA13.