Showing posts with label living room. Show all posts
Showing posts with label living room. Show all posts

Wednesday, May 1, 2013

Bloom

Çiçeklenmek


Now that my patient anticipation for spring has finally come to fruition, my taste has gone back to what it was when this blog had first started; fresh, country style. Joyful rose prints, pinks, pastels, flowers and even colorful rugs to provide soft support for my -now that it's finally warm, bare- feet. Crisp sheets that smell like soap. Vignettes of fresh blooms. Slightly sweating when going for long walks outside and not complaining about the heat at all. These are the things that I'm into at the moment. I mean, look at that wallpaper above. How can anyone not fall in love with it?

Sabırlı bekleyişimizin sonunda bahar nihayet tüm güzelliğiyle, mis kokularıyla geldi ya, benim dekorasyon konusundaki zevkim ve merakım da bu blogun ilk başladığı zamanlardakine benzer bir şekilde kır evi stiline döndü. Neşeli gül desenleri, pembeler, pasteller, çiçekler, ve hatta -havalar ısındığı için artık çıplak olan- ayaklarıma yumuşak bir zemin sağlayacak rengarenk kilimler ve halılar. Sabun kokulu temiz çarşaflar. Taptaze çiçeklerle donatılmış köşeler. Yürüyüşe çıktığımda biraz terlemek ama sıcaktan asla şikayet etmemek. İşte şu aralar hoşuma giden şeyler bunlar. Şu üstteki duvar kağıdına bakın hele, bu güzel desene aşık olmamak mümkün mü?


If I ever manage to come across striped rugs in beautiful colors like these I think I will buy a couple for every room.

Şu güzelim çizgili kilimlerden böyle güzel renklerde bir bulsam evi donatacağım.


White lilacs and fuchsia carnations make a gorgeous pair.

Beyaz leylaklar ve fuşya karanfiller ne güzel bir çift olmuşlar.


The colors of that cotton knit blanket are surprisingly beautiful. Possible DIY project?

Şu pamuklu örgü battaniyenin renkleri şaşırtıcı bir uyum içerisinde. Bundan bir kendin-yap projesi çıkar bence.


Images 1 Period Living, 2-3-5 Sköna Hem, 4 Beautehemsborg.

Sunday, February 17, 2013

For Real


This is the unbelivably beautiful home of some very fortunate people who get to live on heaven-on-earth, aka The Cotswolds. Search for that name on Google images if you dare, but don't blame me if you suddenly start feeling very unsatisfied about the place you live in. I honestly don't understand how anyone can be content living in a city, especially one with little greenery and lots of unsightly concrete. Why don't developers and architects put their ego and greed aside and build us nice little cottages instead of "innovatively" misshapen or "practical" boxlike buildings?

Dünyadaki cennette, yahut İngiltere'deki "The Cotswolds" bölgesinde yaşayan aşırı şanslı insanlara ait bir ev bu. Cesaretiniz varsa bu ismi Google imajlarda aratın, ancak aniden yaşadığınız yerle ilgili yoğun bir tatminsizlik hissetmeye başlarsanız beni suçlamayın. Doğrusu yeşilin az, betonun çok olduğu şehirlerde insanlar nasıl halinden hoşnut yaşayıp gidiyor, merak ediyorum. Nedir bunun sırrı, lütfen bana da söyleyin.


That's the view from the house.

Evden görünen manzara bu.


This is where I'd sit to drink tea, read a book and live happily ever after.

Bu köşeye oturup çayımı içer, kitabımı okur ve muradıma ererdim, sizler de kerevetine çıkardınız.












Photos by Pauline Joosten, from Kocham Wies.

Wednesday, October 24, 2012

A Small Apartment

Küçük Bir Daire


I prefer large spaces with furniture and accessories placed sparsely, no rugs at all. But sometimes you have to make do with the space and stuff you got. Having less stuff is much more difficult to achieve than having more because of the letting go and self-restraint aspects. If you have got the stuff but not the space, you have to be smart about storage. Let's admit 4 door wardrobes or bookcases upon bookcases don't look so good. I think it's a better sight to look at when you can avoid huge, bulky furniture when you can and go for open shelving on top of a nice credenza or something. Nothing should be too matchy matchy though. Display what you can, hide what you must.

Az eşyalı büyük mekanları tercih ederim, tabii seçenek varsa. Aslında az eşyalı bir eve sahip olmak, çok eşyaya sahip olmaktan daha zor bir hedef. Ayrılmaya kıyabilmek, verebilmek, almamak için kendine mukayyet olmak kolay şeyler değil. Eğer eşyanız çok ama yeriniz kısıtlıysa depolama konusunda planlı olmak şart. Kabul edelim ki her odada bir sürü dolap veya kütüphane insanın üstüne üstüne geliyor. Bence hantal, kocaman depolama elemanlarından olabildiğince kaçınıp onun yerine alçak bir büfe üzerinde açık raflar gibi bir çözüm daha hoş görünüyor. Sergileyebildiğinizi sergileyip, gerisini saklayacak şekilde. Tabii takım yapmamak şartıyla. Kıyafette takım ayakkabı-çanta şu an ne kadar komik ve demode geliyorsa takım mobilyalar da artık öyle. Hatta o kadar uzun zamandır öyle ki yeni evlilerin bu devirde hala gidip takım mobilyalar aldıklarını görmesem yazmazdım bile.


I know they kind of look nice but I have said it before and I'll say it again, keeping old magazines is a waste of space. You are never going to look at them again and when you do, their content will no longer be relevant.

Fena görünmediklerini biliyorum ama daha önce de defalarca söylediğim gibi eski dergileri saklamak yer israfından başka bir şey değil. Bir daha açıp bakmayacaksınız, baktığınızda ise içerikleri bayatlamış olacak.



If you don't have enough room for a clothing rack, a wall-mounted bar fulfills the same purpose! I like this idea. I'm sure a very organized person would prepare what to wear for every weekday and hang it all in a row, outfit by outfit.

Ayaklı bir askı için yeriniz yoksa duvara monte bir bar da aynı işi görebilir! Bu fikri sevdim. İnsan planlı-programlı olsa hafta içi her gün giyeceği kıyafetleri önceden hazırlayıp böyle sıra halinde asar.

All photos from Bolaget.

Friday, September 21, 2012

Aspiration





As a home owner, I don't think there is a single object from Muuto that I would not enjoy having in my apartment. As a designer I count Muuto among the brands that I aspire to work with one day. They now have a Pinterest account which I started following the instant I heard about it. That's where these photos are from. I love the grey color palette with the occasional yellows and greens.

Bir ev sahibi olarak; Muuto'nun ürettiği ve benim evimde sahip olmaktan keyif almayacağım tek bir obje yok. Bir tasarımcı olarak; Muuto kesinlikle bir gün çalışmayı hayal ettiğim markalar arasında. Artık  Pinterest'te olduklarını duyar duymaz tabii ki takibe aldım, bu fotoğraflar oradan. Aralarda sarı ve yeşillerle canlandırılan gri renk skalası çok güzel.

This post is NOT an ad, it's my honest views. This is an ad-free blog. / Bu yazı reklam niteliği TAŞIMAMAKTADIR, kişisel görüşlerimden ibarettir. Bu blogda reklamlara yer yoktur.

Tuesday, May 29, 2012

Lys Vintage + Janne Peters


Look at this home, it's mostly gray but far from being dark and dreary. It's a well thought out space, with enough details to make it homey but not cluttered. Peaceful and spacious but not cold.

Above, half way up gray paint. I have been seeing that a lot lately and each time think it looks great.

Bu eve bakın, neredeyse tamamı gri olmakla beraber karanlık ve kasvetli olmaktan uzak. İyi düşünülmüş bir mekan burası, yuva sıcaklığına sahip ama karışık ve kalabalık değil. Huzurlu ve ferah ama soğuk değil. 

Üstte, yarı yüksekliğe kadar griye boyanmış duvar. Bu uygulama son zamanlarda çok sık karşıma çıkar oldu her seferinde de harika göründüğünü düşünüyorum.


Vipp bin on the left. Wishbone chair on the right. 

Solda Vipp çöp kutusu. Sağda Wishbone sandalye. 


Wishbones and sheepskins appeal to my primal senses, I will never grow tired of this look.

Wishbone'lar ve koyun postları ilkel güdülerime hitap ettiğinden bu görüntüden ömür boyu sıkılmayacağım sanırım.


I prefer my books arranged by genre/publisher/author in that order and usually find color-coding books a bit superficial, but in this home it's good to see these blocks of colors.

Kitaplarımı janr/yayınevi/yazar sırası ile düzenlemeyi tercih ederim ve renklere göre dizmeyi biraz sığ buluyorum, ama bu mekanda renk blokları görmek iyi geliyor.



With a quick search I have identified the beautiful bird prints on the wall. They are by illustrator Charley Harper and were commissioned by Ford Times in the 1950s.

Ufacık bir arama ile duvardaki kuş resimlerinin sahibini tespit ettim. İllüstratör Charley Harper tarafından 1950'lerde Ford Times dergisi için çalışılmışlar.



Photographs of Lys Vintage by Janne Peters.

Saturday, February 11, 2012

Find a beautiful place and get lost

Güzel bir yer bul ve kaybol


How can a collaboration between Lotta Agaton and Petra Bindel be less than awesome? How about the cuteness of Acne JR toys? The "Kranium" wooden skull is my favorite.

Bir Lotta Agaton - Petra Bindel işbirliğinin kötü sonuçlanma ihtimali yok, birlikte çalışmak için yaratılmışlar adeta. Radda Barnen'de çocuklar yararına satılan ürünler için çekilen bu fotoğraflarda Acne JR oyuncaklar  kalbimi çeldi. Özellikle de "Kranium" ahşap kafatası.


Mixed prints on the bed and a beautiful illustration by Emma Löfström on the wall.

Yatakta karışık desenler, duvarda Emma Löfström'e ait ilüstrasyon.


Turned wood bottle shaped candle holders by Bunker Hill.

Ahşap tornalama, şişe biçimli mumluklar Bunker Hill. 


"Find a beautiful place and get lost" print is one of the few things that isn't available at the shop. Almost everything else, you can buy. For example the owls are by Pia Simensen.

"Find a beautiful place and get lost" / "Güzel bir yer bul ve kaybol" baskısı mağazada göremediğim yegane şey. O yüzden o kime ait bilmiyorum. Mesela baykuşlar Pia Simensen.



Styled by Lotta Agaton, photographed by Petra Bindel for Radda Barnen. Found via From Scandinavia With Love.

Saturday, January 28, 2012

Abodes Alike

Denk Daireler


This home looks a lot like my apartment in a bit more done state. Had it been ever finished, mine would be a tad more colorful with a healthy amount of tartan and animal illustrations. I'm posting this to remind myself to get framed artwork for my blank walls and to deal with the curtain situation already!

Bu ev tarzıyla benim dairemin daha tamamlanmış bir durumda olsa nasıl görünebileceğini düşündürdü bana. Bir gün biterse şayet benimki yeterli dozda ekose desenler ve hayvan ilüstrasyonları ile biraz daha renkli olurdu. Bu evi kendime duvarları boş bırakmamayı ve perde problemini çözmeyi hatırlatması için yayımlıyorum.


Black wall? Got it, love it. / Siyah duvar? Var, seviyorum.


Uh I can't stand paper lanterns though, I would photoshop it out of this photo if I could.

Şu kağıt fenerlere tahammül edemiyorum yalnız, resimden photoshop'la silebilsem silerdim, o derece. 



I'm not getting the kitchen redone anytime soon, but boy do I want to paint them! But probably won't, as I'm afraid I'll muck it up and end up with gooey patchy cupboards.

Yakın gelecekte bir mutfak renovasyonu gözükmüyor bana, ancak mutfak dolaplarımı bazen nasıl boyayasım geliyor anlatamam. Mahvederim de bulaşık bulaşık ve lekeli dolaplarla yaşamak zorunda kalırım diye kalkışmıyorum. 


Not getting the bathroom redone either, but this is similar to the color scheme I have to work with. One thing that annoys me about bathrooms in Turkish houses is that they never have windows. Even if you are building a house from scratch, like my parents did, the builders cannot grasp the concept of a bathroom window and make them significantly smaller than what you have in mind.

Banyoda da planladığım bir değişiklik yok, kendim seçsem farklı yapardım ama banyomdaki renk skalası üstteki gibi olduğu için şikayetçi değilim. Türk evlerinde beni sinir eden bir şey banyoların daima penceresiz oluşu. Sıfırdan ev yapmaya kalksanız dahi, ailemin yaptığı gibi, pencereli banyo konseptini inşaatçıların kafaları almıyor ve güç bela hayalinizden bariz bir şekilde daha küçük pencerelere razı oluyorsunuz.


My favorite part of this house is the simple and cozy bedroom. This would make an excellent guest bedroom. I have a dark wood wardrobe in mine that I have to keep and a selection of warm grays and earth tones would tie it all nicely together.

Bu evin en beğendiğim kısmı yatak odası oldu. Hoş ve sade bir misafir yatak odası olurdu bu. Benimkinde orada tutmak durumunda olduğum koyu renk ahşap bir gardrop var, buradaki gibi sıcak griler ve kahverengiler o odaya sıcak ve tamamlanmış bir hava verecektir.


All photos by Daniela Witte for Sköna Hem.

Wednesday, January 18, 2012

House of Teal


The designers behind Dimore Studio, Britt Moran and Emiliano Salci have taken a Milanese palazzo and made it their home/studio. It's a cold looking space, quite elegant, very original. I'm a bit tired of beautiful yet look-alike spaces so it is a breath of fresh air for me to see this. It's also interesting to see my second least favorite color (after orange) -teal- looking rather fabulous. I'm particularly taken by the beautiful carpet seen in the photo above. It reminds me of blue and white china. The coffee table I also find gorgeous.

Dimore Studio'yu oluşturan tasarımcılar Britt Moran ve Emiliano Salci, Milano'da bir palazzo alarak buranın alt katını stüdyo, alt katını ise evleri olarak düzenlemişler. Soğuk görünümlü bir mekan burası, oldukça zarif, epey orjinal. Güzel lakin birbirinin aynısı mekanları görmekten sıkıldığım için bu fotoğrafları görmek bana nefes aldırdı. Ayrıca turuncudan sonra ikinci en sevmediğim renk olan, tavus kuşu yeşili olarak nitelendirebileceğim bu rengin güzel kullanımını görmek ilginç oldu. Üstteki fotoğraftaki halı sanırım evdeki en hoş detay; bana mavi-beyaz Çin porselenlerini anımsattı. Sehpayı da çok güzel buldum.


More teal details in the bedroom. Notice how the wall is painted black up to a certain height as skirting.

Yatak odasında tavus kuşu yeşili teması devam ediyor. Süpürgelik yerine duvarın belli bir yüksekliğe kadar siyaha boyanmış olmasına dikkatinizi çekerim.


I have only posted my favorite images, you can see the rest at Yatzer.

Buradakiler yalnıca favori fotoğraflarım, gerisi Yatzer'de.

Photos by Emanuele Zamponi for Yatzer.

Friday, January 13, 2012

Pared Down Luxury

Odun


What a beautiful kitchen! The walpaper, log stools, plant in burlap, and the side of the kitchen island painted black all look really nice.

Ne hoş bir mutfak bu! Duvarkağıdı, odun tabureler, çuvala ekilmiş bitki, adanın bir yüzeyinin siyaha boyanmış oluşu... Facebook'ta bir arkadaş Mudo'da indirimde 475 liradan 380 liraya inen odunu paylaşmış. Çok güldüm, o odun satılır mı satılmaz mı, satılmaz ise çalışanlardan biri mi alır, bağışlanır mı yoksa bazı firmaların yaptığı üzere yakılır mı çok merak ediyorum. Hatta itiraf ediyorum, odunun linkini paylaşma arzum bu yazıyı hazırlamamda büyük bir etken oldu.


The wallpaper extends to the dining area. The chairs are in a beautiful, olive oil green, which is one of my favorite colors at the moment.

Mutfakta başlayan duvarkağıdı, yemek alanında devam ediyor. Sandalyelerin sızma zeytin yağına yakın tonu bu aralar en favori renklerimden.


I think the walls are a great color for a bathroom. The shower has a curtain instead of a cabin and the sink is tiny but thanks to that color it all looks somewhat plush.

Bence duvarların rengi bir banyo için ideal bir renk. Bu renk bildiğimiz düzayak, perdeli bir duş ve ufacık bir lavaboya rağmen banyoyu konforlu göstermeyi başarmış.

The living room area. From what I can make out of the photos, it is an open space that includes the kitchen, the dining area and the living area. Seeing that the wallpaper in the kitchen and dining area makes even more sense, it would create visual seperation.
Oturma alanı. Fotoğraflardan çıkarabildiğim kadarıyla anlıyorum ki bu ev mutfağı, yemek alanını ve oturma bölümünü barındıran açık bir alandan oluşuyor. Mutfak ve yemek bölümündeki duvarkağıdı farklı bölümleri görsel olarak ayırma amaçlı kullanılmış demek ki.

Photos: Kristian Septimius Krogh for Bolig.