Wednesday, May 21, 2008

Project, Please Join!

Proje, Lütfen Katılın!
bosluk
Laissezfaire and Swissmiss have made posts about Julie Cloutier's Color Swatch Book of New York City Observations. Laissezfaire says; "Wish she would do one for every city and come up with a unique colour palette that represents each place!" Maybe Julie Cloutier can't, but why don't we? We can each do 10 colour codes of one country, so anyone interested in taking part and doing the city they live in, please leave a comment at the original post at Laissezfaire. I am volunteering to do Istanbul/Turkey.
bosluk
bosluk

bosluk
Laissezfaire ve Swissmiss, Julie Cloutier'in New York Şehri Renk Skalası Kitapçığı hakkında yazılar yazdılar. Laissezfaire diyor ki: "Keşke her şehir için bir kitapçık hazırlasa da o şehre özgü bir renk paleti ortaya çıksa!". Bunu Julie Cloutier yapamaz belki, ama neden biz yapmıyoruz? Her şehir/ülke için on adet renk kodlaması yapabiliriz. Ben İstanbul'u yapmak için gönüllü oldum, ama herkesin yapacağı kitapçıktan farklı sonuçlar çıkacağından dolayı siz de kendiniz bir tane hazırlayabilir, veya Türkiye'den başka bir şehri yapabilirsiniz. Katılmak isteyenler Laissezfaire'deki asıl yazıya, veya buraya yorum yazabilir.

Perfectly Strange

Gayet Tuhaf
bosluk

osluk
Set of naturally white animals - bear, snow leopard, goat, owl, ermine, hare and ptarmigan.
bosluk
Doğadaki bembeyaz hayvanlardan oluşan matruşka seti: ayı, kar leoparı, keçi, baykuş, kakim, tavşan, kar tavuğu.
bosluk
Irina Troitskaya is an illustrator, who grew up at Izhevsk. She studied arts in college, but you know, when people try to force a certain form of art/design through your throat, it no longer gives you the joy you originally felt for it. For a while she lost her excitement for drawing. I can relate, because I had to take a gap year after college to forget some of the things I had learnt. Anyway, thankfully her true calling came back to her and she moved to Moscow to pursue illustration.
bosluk

Irina Troitskaya Izhevsk'li bir ilüstratör. Üniversitede sanat okumuş, ancak okulda sanat veya tasarımın belli bir formu size dikte edildiğinde, en başta aşık olduğunuz sanat sizin için sıkıntı verici bir zorunluluğa dönüşebiliyor. O da bu sebeple çizime bir süre ara vermiş. Anlayabiliyorum, çünkü bana öğretilenlerin bir kısmını unutmak için ben de üniversiteden sonra biraz ara vermiştim. Neyseki Irina da sonunda çizmeye duyduğu heyecanı geri kazanmayı başarmış ve ilüstratör olarak çalışmak üzere Moskova'ya yerleşmiş.
bosluk


bosluk
Set of rearrangable pictures.

Farklı farklı düzenlenebilen resimler.

bosluk

bosluk
bosluk

"Set of most strange animals - ant-eater, sloth, koala, armadillo, alcatraz azure(whatever that is), duckbill and echidna." Irina is right, I have always felt these animals don't really fit into the animals' world as I see it; they remindme of mythological creatures. Strange indeed!

En tuhaf hayvanlardan oluşan matruşka seti: karınca yiyen, tembel hayvan, koala, armadillo, alcatraz azure(o da her ne ise), ornitorenk, echidna. Irina haklı, bu hayvanlar hakikaten de bir tuhaf, hatta bana mitolojik yaratıkları anımsatıyorlar.

bosluk

Strange behinds.

Tuhaflar, arkadan.
bosluk

bosluk
Check out Irina's online portfolio, her Flickr, and an interview with her by sfgirlbybay.

Irina'nın portfolyosu ve Flickr'ına göz atabilirsiniz...

bosluk

Update: I forgot to fill you in on my absence. I've been neglecting my blog for the past two weeks, but I do have a proper excuse:)

The first week my aunt(who I hadn't seen in 6 years) and her fiancé came to Istanbul from the U.S. We scheduled a different trip for everyday, and still couldn't manage to hit every touristic spot in Istanbul. I've lived in this city all my life(and do get out a lot) but even I got to see places I had never seen before, eat cultural delicacies I never got around to taste before. It felt like a trip abroad! As a result I'm falling back in love with this city.

The second week I started my new job and was in training, which consisted of me standing up all day from morning til' sundown. Exhaustion got in the way of blogging. Thank you everyone who kept coming back in the meantime!

Bir ekleme: İki haftadır blog'umu sahipsiz bıraktım, kısa bir açıklama yapayım. İlk hafta Amerika'dan 6 yıldır görmediğim halam ve nişanlısı geldi, her güne bir gezi programı yapmamıza rağmen bu İstanbul gez gez bitmiyor. Ben ki kendimi bildim bileli İstanbul'dayım(ve gezmeyi de ihmal etmem), daha önce hiç görmediğim yerler gördüm/yemediğim lezzetler tattım. Kendi şehrimde turist olmak pek keyifliydi. Seviyorum burayı!İkinci hafta ise yeni işime başladım, eğitim dolayısıyla bütün günüm ayakta geçti ve tabii bitkinlik blog yazmaya pek hal bırakmadı. O arada blog'umu ziyaret etmeye devam eden herkese teşekkürler!

Tuesday, April 29, 2008

OMG!

AMAN TANRIM!
BOSLUK
I applied for my dream job about 2 weeks ago and I've been stressing about it ever since. I've been borderline OCD with my mail-checking and phone-grabbing. I was thrilled that they called me for an interview! I was even more thrilled when they called me for a second interview! And guess what, I GOT IT! Yes, I did the victory dance (which pretty much looks like a witch belly dancing gleefully around a boiling cauldron) and a tam-tam victory tune of my own. People, do the visualizing thing, it really works. This will be my first job ever, and I can't even believe such a dreamy position for a product designer was even available in Turkey, let alone me getting it. Now excuse me, I have more dancing to do, and also a lot of wardrobe planning since I have worn my only two work-appropriate outfits for the interviews, lol. I wish everybody a hundred times more of the happy state I'm in now :)
BOSLUK
Rüyalarımın işine yaklaşık 2 hafta önce başvurdum, o zamandan beri stresten kendi kendimi yemekteyim. Hatta 10 dk.'da bir e-maillerime bakma ve telefona koşma gibi davranışlarım sınırda obsesif kompulsif niteliğe ulaştı. Dolayısıyla beni görüşmeye çağırdıklarında havalara uçtum! Akabinde ikinci görüşmeye çağırmaları ise hem stres seviyemi hem de sevincimi ikiye katladı. Veee sonunda bugün: İŞİ ALDIM! Evet, zafer dansı yaptım (ki bu dans bir cadının fokurdayan kazanının etrafında neşe ile göbek dansı yapmasını andırıyor) , ve tabii kendi uydurma tam-tam zafer müziğimi de. Bu ilk işim olacak, Türkiye'de bir ürün tasarımcısının rüyalarını süsleyecek böyle bir işin varlığına inanmakta bile güçlük çekerken böyle bir işe sahip olduğum için şükürler olsun. Şimdi izin verirseniz biraz daha dansetmem ve kendime bir tasarımcıya yakışır bir iş gardrobu planlamam gerekiyor :) Herkese şu an yaşadığım mutluluğun binlerce katını diliyorum :)

Monday, April 28, 2008

Witches' Kitchen

Cadıların Mutfağı
bosluk
Wicked Witch of the West
Batı'nın Kötü Cadısı
bosluk
This is one of those things I wish I had thought of. Instead, it was thought of by the brilliant Tord Boontje. Witches' Kitchen is designed by Studio Tord Boontje for Artecnica's "Design with Conscience" line. Artecnica uses eco-friendly materials and production methods, promoting manufacturing processes that are environmentally, socially, and economically sustainable. The designs are produced in developing countries by local artisans.
bosluk
İşte "keşke önce ben düşünseydim" dediğim şeylerden biri. Önce zaten hayran olduğum Tord Boontje'nin aklına gelmiş. "Cadıların Mutfağı" Studio Tord Boontje tarafından, Artecnica firmasının "Vicdan ile Tasarım" projesi için tasarlanmış. Bu projeye ait ürünlerin üretiminde çevreye zarar vermeyen materyaller ve üretim yöntemleri kullanılıyor, çevresel, toplumsal ve ekonomik açılardan "sürdürülebilir" dediğimiz üretim süreçleri teşvik ediliyor. Tasarımlar gelişmekte olan ülkelerdeki zanaatkarlar tarafından elde üretiliyor.
bosluk
bosluk
The pots are hand-made in Columbia with naturally black clay. They are embelished with textured leaves using a method that was developed by Artectica and the artisans involved. The lids of the pots double as serving bowls. Cook something dark and gooey in these, preferably with chunks of unidentified meat in it. Don't forget to let out a chilly laughter as you stir.
bosluk
Tencere ve güveçler Kolombiya'da doğada siyah olarak bulunan siyah kil ile, zanaatkarlar tarafından elde yapılıyorlar. Zanaatkarlar bu tasarımları üretirken kendi yüzyıllarca yıldır kullandıkları metodların yanısıra, kapları dokulu yaprak desenleri ile süslemek için Artecnica firması ile ortaklaşa yeni bir yöntem de geliştirmişler. Tencerelerin kapakları aynı zamanda servis kaseleri olarak kullanılabiliyor. Siz bunlarda koyu ve yapışkan birşeyler pişirin (mercimek??), içinde de tanımlanamaz et parçaları olsun. Karıştırırken ürpertici bir kahkaha atmayı da ihmal etmeyin.
bosluk
bosluk
The wood utensils are carved in Guatemala. They are made of locally sourced sustainable and reforested wood. The utensils include a wooden dagger, which would be an essential tool for a witch (for harvesting lizards' eyes, of course). A pair of salad tossers, shaped like a witch's hands, and also a variety of double ended forks/spoons.
bosluk
Bu ahşap araç-gereçler Guetemala'da elde oyulmuş. Yerel olarak elde edilmiş, "reforested" ahşaptan elde edilmişler. Bu da ne demek diye baktım, "reforested" ahşap, doğal orman örtüsüne zarar vermemek için ayrı (ve boş) bir alanda özel yetiştirilen ağaçlardan elde ediliyormuş. Cadıların Mutfağı'nın araç gereçleri arasında, bir cadının kertenkele gözü oymak vb. işler için mutlaka ihtiyaç duyduğu ahşap hançer de bulunmakta. Ayrıca salata karıştırmak için bir çift ahşap cadı eli, ve iki ucu da kullanılabilen ahşap servis çatal/kaşıkları da seride yer alıyor.
bosluk

bosluk
Witchy aprons & such kitchen clothing are hand-sewn in Brazil. The kitchen couture consist of fringed Witches’ Apron and Witches’ Glove potholder for women, and a patchwork Wizards’ Apron and Wizards’ Glove potholder for men. Dress for the occasion: add a pointy witch's hat as well.
bosluk
Cadı kılıklı mutfak tekstilleri de Brezilyalı kadınlar tarafından elde dikiliyor. Kadınlar için saçak saçak cadı önlüğü ve cadı eldiveni, erkekler içi ise yamalı büyücü önlüğü ve büyücü eldiveni yapmışlar. Siz eksiği sivri ve hafiften eğrilmiş bir cadı şapkasıyla tamamlayın.
bosluk

bosluk
Pictures above and info from Dezeen and Artecnica.
Yukarıdaki resim ve bilgiler Dezeen ve Artecnica'dan.
bosluk
Below, pictures of the range from Zona Tortona, Milan. Courtesy of Designboom:
bosluk
Aşağıdaki Milano Zona Tortona fuar alanından Artecnica standına ait resimler Designboom'dan:
bosluk
bosluk
bosluk

It's That Time of The Year...

Milano Sancıları

And I'm both grumpy and butterflied about it at the same time. It's time for mourning for how I couldn't go to Milan Design Week, and being excited about browsing through oceans of new ideas. I'll be posting about products that strike me at first sight. I would love to try to spot trends and do wrap-ups about them, but there are too many products to process, so I might still do that but kind of in an unorganized way.
bosluk
Hem huysuzum, hem de içim kıpır kıpır. Milano Tasarım Haftasına gidememiş olmamın yasını tutma, aynı zamanda da internette dolaşan fuar resimlerine bakarak binbir fikrin arasında kaybolmanın heyecanını yaşama zamanı. Fuara katılan firmalar/tasarımlar arasından ilk görüşte beni çarpanları blog'umda yayınlayacağım. Gönül ister ki trend saptama gibi büyük çaplı işlere girişeyim, ama onca ürünü kategorize etmeye çalışırsam kafam kazan gibi olur, dolayısıyla trend saptama olayını biraz daha küçük çaplı ve dağınık bir biçimde yapabilirim, göreceğiz.

Tuesday, April 22, 2008

Update: A Lick of Blue

Mavi Katman: İkinci Bölüm
bosluk
bosluk
I love the blog world. Mainly because I get to see how many nice people are actually out there, going out of their way to help out others. In my A Lick of Blue post, I had used a picture that belongs to the incredibly tasteful So Sylvie as my inspiration, and she left the nicest comment on my blog. She directed me to Knack Studio (which I didn't know about) where there are other beautiful examples of blue (and other colors) furniture. Enjoy!
bosluk
Blog dünyasını çok seviyorum. Çünkü bu vesileyle dünyada ne kadar iyi niyetli, başkalarına yardımcı olmaktan hoşlanan insanlar olduğunu görüyorum, içim açılıyor.
Mavi Katman adlı yazımda inanılmaz zevkli So Sylvie'nin evinden bir resmi ilham kaynağı olarak kullanmıştım, kendisi de bana çok şeker bir yorum yazmış. Knack Studio'ya ait resimlere yönlendirmiş beni. Knack Studios eskimiş mobilyaları yeniliyor, tarz katıyor, gerçekten çok hoş mobilyaları var. Tadını çıkarın!
bosluk
bosluk
Gorgeous...
bosluk
Muhteşem...
bosluk

bosluk
bosluk
bosluk
Driftwood table. The main attraction for me here are the owl plates though!
bosluk
Eskitme masa. Gerçi burada beni asıl çeken baykuşlu tabaklar oldu!
bosluk
bosluk
bosluk
All images from Knack Studios' Flickr.
bosluk
Tüm resimler Knack Studios'un Flickr'ından.
bosluk
bosluk

Thanks for your help and kindness, Sylvie :)

Monday, April 21, 2008

2008 Blog Ödülleri

bosluk
2008 Blog Ödüllerine aday oldum! Oylarınızı bekliyorum, aşağıda nasıl oy verileceğini yazıyorum:
bosluk
1- Bu link'e tıklayın.
bosluk
2-"Oy ver" butonuna tıklayın. Üye giriş sayfası açılacak. "Kayıt Ol"a tıklayın.
bosluk
3- Sadece e-mail adresinizi girip bir şifre belirleyerek hemencecik kayıt olun.
bosluk
4- Üye olmak için kullandığınız e-mail hesabınızı açın, gelen "2008 Blog Ödülleri Üyelik Onayı" mail'ini açın. Mail'deki link'e tıklayarak üyeliğinizi onaylayın.
bosluk
5- Buraya, veya Blog Ödülleri sayfasındaki "Oy Ver" butonuna tıklayarak oy verme sayfasına ulaşın. Eğlence kategorisindeki blogların yer aldığı sayfa açılacak. Sayfanın sağ alt köşesindeki:
bosluk
Sıradaki Kategori: Haber Gündem'e, ardından
Sıradaki Kategori: Hobi'ye tıklayın.
bosluk
Benim blog'um Hobi kategorisinde yer alıyor. Bu sayfada, sol kolonda alttan sekizinci blog benimki (şu aşağıdaki resimdeki gibi gözüküyor o sayfada). Ona bi zahmet oy verin :) Mersi :) Her kategoride yalnız bir blog'a oy verilebiliyor, "Hemen Oy Ver"e tıklar tıklamaz sistem oyunuzu sayıyor.
bosluk
Blog'um sayfadaki sol kolonda, bu resimdeki gibi gözüküyor.
bosluk
bosluk
Oy veren herkese teşekkürlerimi sunar, minnet duyarım :)

English Summary: I'm a nominee at the 2008 Turkish Blog Awards, and with this post I'm basically asking my Turkish readers for their votes.