Wednesday, November 2, 2011

Vanity

Gösteriş

femina.dk
A dressing table is best when dressed-up with elegant accessories. I think it's best to keep the make-up products and other cosmetics in a nice little chest or box, and only leave the perfume bottles in sight. In the fabulous example above I love the three piece flea-market find mirror in front of the large glamorous one. But what else can we put on our vanity desk? I came across some wonderful decorations on Anthropologie's wedding store BHLDN.

Tuvalet masası dediğin adına yaraşır bir göz alıcılığa sahip olmalı. Bence en iyisi makyaj malzemelerini ve diğer kozmetikleri ufak bir sandık veya kutuda tutmak, yalnızca parfüm şişelerini göz önünde bırakmak. Üstteki güzel örnekte ışıltılı büyük aynanın önüne eskiciden alınmış kanatlı aynayı yerleştirmişler. Peki başka neler koymalı tuvalet masasının üzerine? Anthropologie'nin düğün mağazası BHLDN'den aşağıdakileri seçtim.



Crinkled fans made with nice paper. You can make your own with putting just a tiny bit more effort into it than an ordinary paper fan.

Güzel kağıtlardan yapılmış yelpazeler. Normal bir kağıt yelpazeye göre azıcık daha fazla çaba göstererek kendiniz de yapabilirsiniz.


Of course, candles are a must. I always prefer tall ones vs. useless tealights, this candelabrum complements their elegance.

Mumsuz olmaz tabii. Ben uzun mumları her zaman işe yaramaz tealight'lardan daha hoş bulmuşumdur. Bu şamdan uzun mumların zerafetine uygun.


A beautiful glass pitcher, for fresh flowers of course...

Camdan bir sürahi, taze çiçekler için tabii...


Add a small, mercury glass vase to pull the accessories and mirrors together. You've got yourself a very fancy vanity desk. Don't forget to get an equally glamorous feather duster to go with your new accessories, as knick-knacks have an annoying tendency to collect dust.

Son olarak aksesuarlarla aynaları bütünleştirmek için metalik camdan küçük bir vazo (bu tip cama cıvalı cam demeli acaba?) eklediniz mi tuvalet masanızın süslenme harekatı tamamdır. Masanızın zerafetine uygun bir kuş tüyü toz alıcı da edinmeyi unutmayın, zira böyle süs eşyalarının bir işlevi göze hoş görünmekse diğeri toz çekmek.

Monday, October 31, 2011

Hotel-like

Otelimsi


A quite empty, but luxurious looking apartment in Frederiksberg, Denmark. The minute I laid my eyes on this apartment, before even hitting the Google Translate button, I could tell this was a woman's home. Not because it's super neat, but because it obviously has a woman's touch.

Oldukça boş bırakılmış, ancak lüks bir havası olan bu apartman dairesi Frederiksberk, Danimarka'da. Bu daireye gözüm takıldığı anda, henüz Google Translate düğmesine bile basmamışken, bir kadına ait olduğunu tahmin etmiştim. Çok düzenli olduğu için değil de bariz bir kadın dokunuşu evin her noktasında kendini gösterdiği için.


The kitchen wall is painted gray halfway through. It looks amazing with the Artemide wall lamp and Georg Jensen metal jug. I like how the counter surface looks a bit rough. Judging by the absence of a cooker hood I doubt the owner of this apartment cooks often.

Mutfak duvarı yarı yüksekliğe kadar griye boyanmış. Artemide marka duvar lambaları ve Georg Jensen metal sürahi ile harika duruyor. Tezgah yüzeyinin nispeten kusurlu oluşunu beğendim. Davlumbaz bulunmayışından ev sahibinin pek yemek pişirmediğini anlıyoruz.



The relatively beat-up black leather armchair adds character to this incredibly neat and clean home.

Eski yüzlü bu siyah deri koltuk, her şeyin bu kadar temiz ve düzenli göründüğü bu apartmana kişilik katıyor.


The bedroom is hands down my favorite spot. The walls and ceiling, along with the old door repurposed as a headboard are all painted a perfect shade of gray. The floor lamps are once again Artemide. Very hotel-chic.

Dairede en beğendiğim bölüm açık fark ile yatak odası. Duvarlar ve tavan, yatak başı olarak değerlendirilmiş eski kapı ile birlikte grinin mükemmel bir tonuna boyanmış. Yer lambaları yine Artemide. Yatak odalarında otel odası şıklığını çok seviyorum.


Photos femina.dk

Sunday, October 23, 2011

This Is The Life

İşte Hayat Bu


We always talk about interiors, but exteriors, and the space surrounding your home is just as an important part of where you live. The people who live here are quite lucky in that department.

Hep iç mekanlarda bahsediyoruz, oysa evlerimizin dış görünümleri ve çevresi de dekorasyon kadar yaşadığımız mekanı oluşturan etmenlerden biri. Bu evde yaşayan insanlar bu bakımdan oldukça şanslılar.


A cottage with high ceilings? That is the second best thing next to living in a castle with a private loch.

Yüksek tavanlı bir cottage mi? Sanırım bu kendi özel loch'una sahip bir şatoda yaşamaktan sonra olabilecek en harika şey.


Above you can see the hallway. The interior is mix of minimalist and rustic. I like it a lot, but if it were me I would go for the full-on hobbit style :)

Yukarda, evin holü. Evin içi, rustik bir hava barındırmakla birlikte son derece minimalist. Beğendim ancak ben olsam baştan aşağı hobbit evi stilinin dışına çıkmamayı tercih ederdim :)


You cannot have a home in the country without a proper library. The table was made by the owner's -Jesper Krogh's- father 50 years ago, it's still standing strong. My parents own beautiful furniture made by my grandfather, I wish I were old enough when he was around to teach me the craft, he had very skilled hands.

Doğru düzgün bir kütüphanesi olmayan kır evi olmaz. Sehpa ev sahibinin babası tarafından 50 yıl önce yapılmış, halen sapasağlam. Benim ailemin evinde de becerikli dedemin yaptığı bazı mobilyalar var, keşke o hayattayken bana bu zanaati öğretebileceği yaşta olsaymışım.



The view just goes on and on... The stone deck flooring is beautiful. It looks natural without being too bumpy.

Manzara ufuğa doğru uzayıp gidiyor... Verandanın taştan yer döşemeleri çok güzel, doğal görünümlü ancak engebeli değil.


Photos: Andreas Mikkel Hansen for Bo Bedre.

Thursday, October 20, 2011

Imaginary Bedroom Details

Hayali Yatak Odası Detayları


My bedroom might seem neglected with its empty black wall and enormous four poster bed (Ikea Edland) and nothing else, but in my mind I have decorated it at least a few dozen times. I am such a commitment-phobe that I haven't gone forth with any of the possible color schemes I have in my head. Well, grey is the destiny of indecisive people, and I think I will embrace my destiny. I mentioned before that I wanted a few throw cushions on my bed. I find the ones above very appealing.

Yatak odam bomboş siyah duvarı ve koskoca yatağı (Ikea Edland) ve içinde başka hiçbirşey olmamasıyla ihmal edilmiş gibi duruyor olabilir, ama aslında kafamda onlarca defa farklı farklı dekore ettim. Bağlanma korkum nedeniyle aklımdan geçen renk kombinasyonlarının hiçbirini uygulamaya dökmedim. Kararsız insanların alınyazısı gridir, alabildiğim tek karar alınyazımı kabullenmek. Daha önce yatağımın üzerine bir öbek yastık istediğimden bahsetmiştim. Yukardaki fotoğraftakileri son derece cazip buldum.


Here too the mix of different monochrome patterns and knits make a very cozy bed.

Burada da monokrom desenlerin ve örgülerin birleşimi yatağı sıcacık, davetkar yapıyor.


Did I mention my bed is enormous? When did everyone else's beds get so small? Because it took me months to find a large enough bedspread in Istanbul! I like lightweight ones as I like to wash often, that and the size issue meant I had to pick from the very limited options at Ikea. I finally have a very simple one in the same color as the one above, but I will not be able to sleep comfortably until I sew giant pom-poms around mine!

Yatağımın devasa olduğunu söylemiştim değil mi? Diğer herkesin yatakları ne ara küçüldü onu anlamadım. Yatağımın boyutu annemlerin evlendikleri zamanki yataklarıyla aynı, ama nedense benim yeterince büyük boyda bir pike bulmam aylar sürdü. Yatak örtüsü yerine pike tercih ediyorum çünkü üstümde ağırlık sevmiyorum ve her çarşaf değiştirdiğimde yatak örtüsünü de yıkıyorum. Yerli mağazalardakiler küçücüktü, yalnızca Ikea'da bulabildim, orada da seçenekler kısıtlı olduğu için üstteki resimdeki gibi krem rengi, sade birşey aldım. Etrafına kocaman ponponlar dikene kadar rahat uyuyamayacağım!

Photos 1 Homelife, 2 Sköna Hem, 3 Inspace via Desire to Inspire

Saturday, October 15, 2011

Succulent Table

Sukulentli Sehpa


Succulents are beautiful, nay, they're adorable with their plump little limbs and the freshest shades of green. They're puppies of the plant world. They are known to be very difficult to be killed by incapable hands, unfortunately I have somehow managed to kill two. You can see how this succulent table is made at Far Out Flora.

Sukulentleri çok sevimli buluyor ve bakmaya doyamıyorum; tombik uzuvları ve tazecik yeşil renkleri ile bana bitki aleminin yavru köpekleri gibi geliyorlar. En beceriksiz ellerde bile kolay kolay ölmemeleriyle meşhurlar ancak ben maalesef şimdiye kadar iki tane öldürmeyi başardım. Bu sukulentli sehpanın nasıl yapıldığını Far Out Flora'da görebilirsiniz.

Tuesday, October 11, 2011

Cord

Kablo


I am just ashamed that I don't already have something like this in my home. It's clever because it's so easy to DIY. From Jennyshus.

Evimde bunun bir benzeri olmadığı için kendimden utanıyorum. Zekice, çünkü yapması çok kolay. 


Now I know what I want for Christmas; this extension cord

Bu uzatma kablosu bana süper bir yılbaşı hediyesi olurdu. 

Thursday, October 6, 2011

Irreplaceable.


Forever in your debt.

Eşi benzeri olmayan, yeri doldurulamaz bir adam... Bir hayran ve bir tasarımcı bakış açısıyla ona ebediyen minnettar kalacağım.