Showing posts with label fotoğrafçı. Show all posts
Showing posts with label fotoğrafçı. Show all posts

Monday, April 9, 2012

Witte's Workspace

Witte'nin Çalışma Alanı





The incredibly tasteful and talented photographer Daniella Witte strikes again, with her very own workspace. The DIY lamp, the wallpaper, even the telephone is stylish. I love everything about it.

Fotoğrafçı Daniella Witte yine yapmış yapacağını. İnsan bu kadar zevkli ve becerikli olabilir mi? Bu gördüğünüz mekan onun kendi çalışma alanı. Ev yapımı lamba, duvarkağıdı, hatta telefon çok hoş. Herşeye bayıldım.

All of these photographs belong to Daniella Witte.

Thursday, September 1, 2011

Concrete

Beton


These photos from photographer Stellan Herner's portfolio have one thing in common; concrete walls. It is a rather cold color / texture but with good styling anything works. I certainly wouldn't mind the lack of paint if I lived in any of these rooms.

Fotoğrafçı Stellan Herner'in portfolyosunda yer alan bu fotoğrafların ortak noktası beton duvarlar. Soğuk bir renk / dokuya sahipler ancak doğru styling ile herşey güzel görünebiliyor. Bu mekanlarda yaşasaydım boyanın eksikliğini çekmezdim. Acaba ülkemizde sık sık karşımıza çıkan sıvasız, boyasız evlerin içleri böyle de biz mi uyuyoruz?


The kitchen counter is concrete as well. Works wonderful with its best friends matte black and aluminium. See the photo below if you do not yet believe red and white check fabric will warm anything up.

Mutfak tezgahı da beton. Beton, arkadaşları mat siyah ve alüminyum ile güzel güzel oynuyor. Kırmızı-beyaz kareli kumaşın herşeyi sevimli ve sıcak hale getirebildiğine henüz inanmıyorsanız aşağıdaki fotoğrafa bir göz atın.



I'm still trying to figure out how a bedroom with a bare concrete wall and all black wardrobe manages to look cozy. Not to mention the hook on the ceiling. Kinky!

Çıplak beton bir duvar ve simsiyah bir gardroba sahip bir yatak odasının nasıl davetkar görünebildiğini çözmeye çalışıyorum. Bir de tavanda kanca var. Onun ne işe yaradığını hayal gücünüze bırakıyorum.



Saturday, June 11, 2011

Things To Enjoy

Keyif Verici Şeyler


I'll let the photos do the talking today. Above you can see the incredible styling and photography of Katie Quinn Davies, this is her banana, strawberry, ginger and honey breakfast smoothie. I have been a long time drooler, er, admirer of her blog What Katie Ate.

Bugün ben susayım, fotoğraflar konuşsun. Yukarda Katie Quinn Davies'in muhteşem tarif/styling/fotoğraf üçlemelerinden birini görüyorsunuz. Bu onun muzlu, çilekli, zencefilli, ballı, sütlü kahvaltı smoothie'si. Blogu What Katie Ate'in salyalı, aman, sadık takipçisiyim.


The rest of the photos in this post belong to Lönngren/Widell Photography. I might have screamed multiple "OMG"s when I saw the plaid rug above!

Fotoğrafların geri kalanı Lönngren/Widell Pohotography eseri. Üstteki mavi kareli halıyı görünce birkaç defa çığlık atmış olabilirim.




Images 1 by Katie Quinn Davies at What Katie Ate, 2-3-4-5 Lönngren/Widell Photography.

Monday, January 10, 2011

Life Inside a Snow Globe

Bir Kar Küresinin İçinde Yaşam
{}
{}
{}
Christmas won't be come for a whole year, but winter is still here! Embrace the coziness! These photos are by Pia Ulin...judging from the objects; for Ikea. I think I have finally become one of those Ikea enthusiasts who can list all their products by their Swedish names by heart. Still no gift basket whatsoever :)
{}
Noel, yılbaşı bir sene daha gelmeyecek, ama kış hala burada! Ya da bizim durumumuzda ha gayret, geldi gelecek. Battaniye, sahlep, kırmızı üçlüsünü bağrınıza basın. Bu fotoğraflar Pia Ulin tarafından çekilmiş, dekorlardaki objelere bakılırsa Ikea için. Sanırım Ikea ürünlerini İsveççe isimleriyle ezbere sayabilecek kıvama geldim. Hala bir hediye sepeti falan yok :) Kanyon'a yeni şube açan Habitat ( tutkun olduğum diğer marka) gibi Ikea da bir etkinlik yapar da çağıra çağıra moda bloggerlarını çağırırsa işte o zaman bozulurum. Bu ülkede tasarıma zaten değer verilmiyor, dekorasyon zannediliyor, bari dekorasyona değer verilsin değil mi ama?}

Sunday, February 7, 2010

Country Attire

Kır Kılığı
{}
{}
Most people don't now how to dress for the countryside and often wear things that are inappropriate and that turn out to be uncomfortable. I love this kind of country style, even though what I wear to the countryside usually consists of thermal leggings or sweatpants (yes, shame on me), cozy sweaters, a puffy vest, a knit headband and knit arm warmers and, of course, to survive in ankle deep mud, my trusty lace-up Hunters.
{}
In the summer, a hooded light weight long-sleeved top is best to protect me from the sun and keep the bugs out of my hair and ears! Shorts and very loose bottoms are an absolute no-no, unless you want to have your very own pet tick on your leg.
{}
These photographs are by Steven Meisel for Vogue Italia, February 2008.
{}
Çoğu kişi kıra, köye giderken ne giyeceğini bilemiyor ve bunun sonucu olarak uygun olmayan, rahatsız olacakları şeyler giyiyorlar. Bu resimledeki kır stilini çok sevsem de kır evine giderken giydiklerim genelde şöyle oluyor: termal tayt veya eşofman altı, boğazlı olmayan kalın bir kazak,anorak yelek, örgü saç bandı, örgü armwarmer (benimkiler bu ponponlular), ve bileğe kadar batılan çamura karşı bağcıklı Hunter'cıklarım.
{}
Yazın incecik, uzun kollu bir üst güneşten, ince kumaştan bir saç bandı ise kulağıma çarpıp yüreğimi hoplatan böceklerden koruyor. Şortlar ve bol eşofmanlar ise kaçınılması gereken parçalar; tabi bacağınızda evcil bir kene yetiştirmek gibi bir niyetiniz yoksa. Köylüler şalvar giyiyor, paçaları dar diye börtü böcek giremiyor herhalde. Ama maalesef şalvar = donuna doldurmuş görüntüsü. Bu resimlerdeki kat kat giyim tarzı çok daha hoş bence.
{}
Fotoğraflar Steven Meisel imzalı, Vogue Italia Şubat 2008'den.
{}
{}
{}
{}
{}
{}
Organic chicken, anyone? Maybe I'll just have eggs instead.
{}
Organik tavuk isteyen? Ben sadece yumurta alayım, mersi.
{}
{}
{}
{}
{}
{}
{}
{}
Remember the chickens? This is the dance that comes after!
{}
Tavukları kesince yapılan dans!
{}
{}
{}
{}
{}
{}
This one is from the Marc Jacobs S/S 2009 ad campaign, by Jergen Teller.
{}
Marc Jacobs İlkbahar/Yaz 2009 reklam kampanyasından, Jergen Teller.
{}
{}
So is this.
{}
Bu da aynı.
{}
{}
This is Jodi, a Ralph Lauren model! Her cuteness puts the gorgeous RL plaid to shame.
{}
Bu çocuğun adı Jodi'ymiş, Ralph Lauren mankenlerinden kendisi. Neresini ısırayım şimdi ben bunun?

Monday, June 1, 2009

Come Shine

Parla Güneş
{}

{}
Lovely Marion Cotillard, for Elle France I believe.
{}
Güzeller güzeli Marion Cotillard, sanıyorum Fransız Elle için poz vermiş.
{}
{}
Such a nice grouping to do with yellow flowers, or any color.
{}
Sarı çiçeklerle yapılabilecek çok hoş bir gruplama. Aslında herhangi bir renkle olur ama benim canım sarı çekti.
{}
Debi Treolar
{}

Joanna Henderson
{}
Check out the tea cosy.
{}
Çaydanlık kıyafeti çok şirinmiş.
{}
I have always been in love with glass houses. My dream house has a glass winter garden.
{}
Cam evleri her zaman çok sevmişimdir. Rüyalarımın evinde camdan bir kış bahçesi var.
{}
Debi Treolar
{}
{}
My birthday is coming up, I wish someone would throw an afternoon garden tea party with a frilly dress code and obligatory hats, and invite all my friends who I haven't seen for months.
{}
Doğumgünüm yaklaşıyor, keşke birileri bana bahçede bir akşamüstü çay partisi düzenlese, partiye fırfırlı cici kıyafetler ve şapkalarla katılmak şart olsa, aylardır görmediğim arkadaşlarımı davet etse.
{}
Anders Gramer
{}
Life is beautiful when I get my daily dosage of daydreaming.
{}
Günlük hayal kurma dozajımı aldıkça hayat güzel.
{}
Ve şimdi sayın seyirciler, kafamı kızdıran birkaç mevzu:
{}
1- Yüksek lisans tezimi teslim ettim ve jüri görüşmem de gerçekleşti. Tabii ki (daha önce de yalnızca "İçindekiler" kısmına göre fikir yürüten danışmanım dahil) tüm jüri üyeleri tezin kapağını ilk kez o an kaldırdılar. Tezin içeriğinden neredeyse tamamen bihaber olarak pişkin pişkin konuyu beğendiklerini söyleyip "İçindekiler"e bakarak 3 ay düzeltme verdiler. Peki ben ne vereyim bu tembel, umursamaz jüriye? "Düzeltin kendinizi!" buyursam bir işe yarar mı? Akademisyenlerin %99'una zerre kadar saygım yok doğrusu, yan gel yat, oh ne rahat hayat. Üniversite taifesi dışarıdan ne kadar bilmiş gözüküp ahkam kesiyorsa, içi o kadar boş demekmiş.
{}
2- Gün geçmiyor ki sokaktaki sıradan insanın iyi ile kötü arasındaki o ince çizgiyi nasıl da farkına varmadan geçip durduğunu gösterecek bir olayla karşılaşmayayım. Elif Şafak'ın Aşk'ını okuyup kendimi Tebrizli Şems'in öğretileriyle telkin edip durmasam sanırım bir ejderha gibi ateş kusup yanardağ gibi patlardım. Haset ve kıskançlıkla öğrencisinin yıldız gibi yükselen kariyerini ayaklar altına alıp onu ezmek için ağzımı bir karış açık bırakan girişimlerde bulunan içi çürümüş öğretim üyeleri mi? Bana "Fişe ne kadar istersen yaz, açığın varsa kapat abla" diyen, ve çalışan insanların çoğunun bunu yaptığını söyleyen, ben "İyi de bu çalmak değil mi?" diyince "Aaa, doğru ya!" diyen taksi şöförleri mi? Peşindeki sapığından kurtulmak için polisten yardım isteyen teyzeye "Adamın kafasına odunla vur, sonra kendi üstünü başını parala, sonra da şikayetçi ol, içeri atalım" diye yalancı şahitlik etmesini salık veren polis memuru mu? Babaannemin evine davlumbaz takmaya gelip, hakkı olmayan bir şekilde ücret talep eden, üstelik davlumbazı takmış gibi yapıp giden servis elemanı mı? Hangi birini anlatayım? Lütfen "dünyanın çivisi çıkmış" demeden önce kendinizi gözden geçirin, doğru ile yanlış arasındaki sınır sandığınız kadar net değil. O sınırın üzerinde yürüyoruz. Ben de kendimi didik didik etmek üzere masaya yatırıyorum şu an itibariyle.
{}
3- Dilemma'da son durum: Tezi yetiştirmeye çalışırken ofise gelmek beni iyice baydı. Karar verdiğim gibi Mayıs'ta işten ayrılmak üzere harekete geçiyordum ki patron bu sefer de part time çalışmamı teklif etti. Cazip geldi, kabul ettim. Haftada 3 gün gelmek o kadar koymuyor. Bilmiyorum korkaklık mı ediyorum? İnternetten Londra'da ev baktım, tahmin ettiğimden de pahalıymış. Çalışma iznim falan da yok yani. Birkaç yıl oraya göçeyim istiyorum, yol yordam bilen var mı?
{}
English translation: Remember my dilemma? Just as I was getting ready to finally quit my job, my boss offered me part time. I was already freaking out about the recession so I said yes. I don't know if I'm doing the right thing or just being a coward. I went online househunting in London and it is even more expensive then I expected. Not to mention I don't even have a work permit. I wanna hang out there for a couple of years, any ideas on how I can make this work?

Wednesday, April 22, 2009

Like I Care

Umurumda Değil
{}
Who would have thought one could develop such feelings for a spoon?
{}
Bir kaşığa böyle hisler besleyebileceğimi nereden bilebilirdim ki?
{}
Oh, spring, why must you play with my heart? Fill my dreams with images of myself running though flower laden fields, make me leave the house with a chic Parisienne striped tee, and then throw raindrops and gray skies on my face. Why must you always remind me of you and then abandon me, leaving me yearning for more... Well take this: Polly Wreford is my new spring!
{}
Duygularımla oynuyorsun ey bahar! Beni çiçek tarlalarında koşma hayallerine sürüklüyor, Parisienne çizgili t-shirt'ümle evden çıkartıyor, sonra suratıma tokat gibi gri bir gökyüzü ve yağmur çarpıyorsun. Yüzünü gösteriyor, ben daha doyamadan beni terkediyorsun. Al sana: benim yeni baharım Polly Wreford fotoğrafları, tamam mı!
{}
{}
The cups are much more sweeter than the pink milky goo in them can ever be.
{}
Fincanlar, içlerindeki sütlü pembe maddenin olabileceğinden daha tatlı.
{}
{}
{}
How about crochet placemats over a gingham tablecloth? Apparently it's a great idea.
{}
Pötikare masa örtüsü üzerine tığ işi amerikan servis mi? Anlaşılan bu iyi bir fikir!
{}
{}
{}
Simple & gorgeous; white, daylight and florals are my go-to happiness recipe.
{}
Sade & muhteşem; beyaz, gün ışığı ve çiçekli desenler benim her daim işe yarayan mutluluk formülüm.
{}
{}
{}
I'm not a kid person but this fella is too cute! With that hair and those freckles it's like he walked out from a story or something.
{}
Çocuksever biri olmamakla birlikte bu ufaklığın tatlılığının hakkını vermem gerekti. O saçlar ve çillerle bir hikayeden falan fırlamış gibi görünüyor.
{}
{}
Ignore the lady, the room is so cosy! I love the subtle, warm color scheme.
{}
Kadını görmezden gelin, odanın sıcacık ama göze batmayan renkleri ne güzel olmuş ona bakın.
{}
{}
A knitted blanket, in such gorgeous colors. I love these. My mom is currently making one (and frankly we're lucky if she finishes it by winter 2010). Just kidding, I know she'll like this.
{}
Muhteşem renklerde örgü bir battaniye. Bayılıyorum bunlara. Şu an annem de benzer bir tane üzerinde çalışıyor, şanslıysak 2010 kışına bitirir. Şaka şaka, bunu sever biliyorum, bu resmi ona armağan ediyorum.