Showing posts with label masaüstü. Show all posts
Showing posts with label masaüstü. Show all posts

Saturday, April 7, 2012

Happy Easter, yo!*

Pink and gold dip-dyed Easter eggs, Fabulous K / Uçuk pembe ve altın renkli yumurtalar.


Easter table setting, Remodelista. Is it warm enough where you live to eat in the garden yet? / Paskalya için masa düzeni. Bahçede yemek için havalar yeterince ısındı, değil mi? 

More Easter links / Diğer Paskalya bağlantıları:

+Neon dip-dyed eggs by Oh Joy! / Neon renklere batırılarak boyanmış yumurtalar.

+Easter eggs dyed using only brightly colored fruit and vegetables, Dreamy Whites. / Yalnızca renkli meyve ve sebzeler kullanılarak boyanmış yumurtalar.

+Pantone Easter eggs by How About Orange. / Pantone kartlarından ilham alan yumurtalar.

+The sweetest Easter "bunny" ever at doe-c-doe! / Dünyanın en tatlı Paskalya "tavşanı"!

+A creepier, kinkier bunny; as a mask made of leather. I would hang this on the wall as a trophy. / Biraz ürpertici, acayip bir tavşan; deri bir maske formunda. Bunu geyik başı gibi duvara asarak kullanmayı tercih ederdim.


*I have been catching up on previous seasons of Breaking Bad and I just adore Jesse Pinkman and his "yo"s. :) One of the best TV series ever. / Breaking Bad'in geçmiş sezonlarına kaptırdım, Jesse Pinkman'a ve bol "yo"lu konuşma tarzına bayılıyorum :) Bu dizi tüm zamanların en iyi 5'ine girer.

Wednesday, November 2, 2011

Vanity

Gösteriş

femina.dk
A dressing table is best when dressed-up with elegant accessories. I think it's best to keep the make-up products and other cosmetics in a nice little chest or box, and only leave the perfume bottles in sight. In the fabulous example above I love the three piece flea-market find mirror in front of the large glamorous one. But what else can we put on our vanity desk? I came across some wonderful decorations on Anthropologie's wedding store BHLDN.

Tuvalet masası dediğin adına yaraşır bir göz alıcılığa sahip olmalı. Bence en iyisi makyaj malzemelerini ve diğer kozmetikleri ufak bir sandık veya kutuda tutmak, yalnızca parfüm şişelerini göz önünde bırakmak. Üstteki güzel örnekte ışıltılı büyük aynanın önüne eskiciden alınmış kanatlı aynayı yerleştirmişler. Peki başka neler koymalı tuvalet masasının üzerine? Anthropologie'nin düğün mağazası BHLDN'den aşağıdakileri seçtim.



Crinkled fans made with nice paper. You can make your own with putting just a tiny bit more effort into it than an ordinary paper fan.

Güzel kağıtlardan yapılmış yelpazeler. Normal bir kağıt yelpazeye göre azıcık daha fazla çaba göstererek kendiniz de yapabilirsiniz.


Of course, candles are a must. I always prefer tall ones vs. useless tealights, this candelabrum complements their elegance.

Mumsuz olmaz tabii. Ben uzun mumları her zaman işe yaramaz tealight'lardan daha hoş bulmuşumdur. Bu şamdan uzun mumların zerafetine uygun.


A beautiful glass pitcher, for fresh flowers of course...

Camdan bir sürahi, taze çiçekler için tabii...


Add a small, mercury glass vase to pull the accessories and mirrors together. You've got yourself a very fancy vanity desk. Don't forget to get an equally glamorous feather duster to go with your new accessories, as knick-knacks have an annoying tendency to collect dust.

Son olarak aksesuarlarla aynaları bütünleştirmek için metalik camdan küçük bir vazo (bu tip cama cıvalı cam demeli acaba?) eklediniz mi tuvalet masanızın süslenme harekatı tamamdır. Masanızın zerafetine uygun bir kuş tüyü toz alıcı da edinmeyi unutmayın, zira böyle süs eşyalarının bir işlevi göze hoş görünmekse diğeri toz çekmek.

Saturday, August 20, 2011

Falcon







I spotted Falcon Enamelware at Yvestown, and had to share these photographs by Sam Stowell. The enamelware look beautiful, the food looks delicious. I'm suddenly in the mood for some berry crumble!

Falcon Enamelware'in emayelerini görür görmez vuruldum ve Sam Stowell'in çektiği bu fotoğrafları paylaşmak için sabırsızlandım. Emayeler müthiş güzel, yemekler enfes görünüyor. Ben bu yazıyı gece yazıyorum ama yarın oruçluyken karşılaşanlarınız olursa şimdiden özür diliyorum. Bizde niye emaye bulmak bu kadar zor? Halbuki eskiden ne çok olurdu herkesin evinde. Kullanışlı, sağlıklı, uzun ömürlü ve son derece alçakgönüllü bir güzelliğe sahip bir malzeme.


Photos: Falcon Enamelware Facebook

Wednesday, December 22, 2010

Last Minute Decorations

Son Dakika Süslemeleri
{}
{}
You have probably already decorated your house beautifully and are excitedly awaiting Christmas. I thought these pictures would provide inspiration for your table setting and some last minute touches here and there. In the photo above, I love the red apples and unbloomed hyacinths in terracotta pots. Throw in some candles, and voila!
{}
Muhtemelen evlerinizi çoktan süslediniz ve yılbaşı planlarınızı yaptınız. Bu resimlerin yılbaşını evde yemek yiyecekler için masa düzeni ve son dakika dokunuşları için ilham kaynağı olabileceğini düşündüm. Yukardaki fotoğrafta toprak saksılar içinde kıpkırmızı elmalar ve açmamış sümbüller harika duruyor. Araya birkaç mum da eklediniz mi oldu bitti bile.
{}
{}
Mix in some glossy purples with classic reds and greens in a large glass service plate. Use your choice of red flowers and bits from your Christmas tree, or some European holly and yew branches. Add a few apples and a couple of small eggplants. A few walnuts or pine cones would also give some woody texture and warmth.
{}
Klasik kırmızı ve yeşil kombinasyonuna pırıl pırıl moru da ekleyebilirsiniz. Kendi tercihinize göre seçeceğiniz kırmızı çiçekleri, çoban püskülü, porsukağaçı ve köknar dallarıyla birlikte genişce cam bir servis tabağında düzenleyin. Birkaç kırmızı elma ve bir-iki bostan patlıcanını sapları gözükmeyecek şekilde aralara yerleştirin. Kozalak veya birkaç ceviz ile araya ahşap dokusu da katabilirseniz daha da sıcak bir görüntü oluşur.
{}
{}
I think it would be a crime to hide those vivid green stems. I love the thickness and freshness of the stems of bulbous flowers, they're best displayed in glass vases.
{}
Bu capcanlı yeşil sapları saklamak bir suç olurdu. Soğanlı çiçekler cam vazolarda sergilendiğinde kalın, taze sapları da göründüğünden daha güzel oluyor.
{}
{}
Gingerbread cookies tied to potted hyacinths with bakers twine. Is there anything jollier than baker's twine?
{}
Saksıda sümbüllere kırmızı-beyaz çizgili iplerle bağlanmış zencefilli kuabiyeler. Bu ipe yabancılar "fırıncı ipliği" diyorlar, bizdeki adı nedir acaba? 
{}
{}
If you have a beautiful blue table like this, of course you can keep the decorations to a minimum and just work it.
{}
Böyle şeker gibi mavi bir masanız varsa süslemeleri abartmadan masanın güzelliğinden istifade edebilirsiniz tabii.
{}
{} 
Not Christmas colors at all, but still very festive. Merry Christmas everybody, I wish you a wonderful time with your loved ones :)
{}
Yılbaşı renkleriyle alakası yok ama yine de o ruhu veriyor, değil mi? Mutlu noeller, herkese şimdiden iyi seneler, dilerim sevdiklerinizle harika bir yılbaşı geçirirsiniz :)
{}
1-5-6 Hus&Hem, 2-3-4 Livet Hemma

Thursday, June 3, 2010

Just Another Tea Set

Bir Çay Seti
{}
{}
I'll tell you a little secret. This blog is named after a certain tea party, but the girl behind the blog doesn't own a decent tea set! I usually have my tea in glass Bodum mugs, which I unluckily have broken 2 of in the past 2 weeks. I have this fantasy of someone throwing me a surprise tea party for my birthday, I think I've mentioned this before on the blog last year but alas, no party still. I'd throw my own but as I said, I don't have the necessary tea goodies to live up to my fantasy party! This set by Plumo is pretty close to what I had in mind.
{}
Küçük bir sır vereyim. Bu blog adını belli bir çay partisinden almış olsa da, blog'un arkasındaki kızın doğru dürüst bir çay seti yok! Çayı genelde poşetle, Bodum bardaklarda (Lipton sağolsun bedava stoklamışız, ne pahalıymış meğer) içiyorum, ocakta demlenmiş pek sevmiyorum. Kıymetli bir çaysa porselen demliğe havlu sarıp 3 dk bekletme yöntemini tercih ediyorum. Herkesi cici porselen fincanlarda içmeye zorlayacağım despot çay partisi verme fantazimi de bir türlü gerçekleştiremiyorum; güzel bir çaydanlığım olmadığı için. Bu ülkede pembe ya da kırmızı, yuvarlak hatlı, güzel saplı çaydanlık nerede satılır Allah aşkına? Şu yukardaki Plumo set fantazime epey yaklaşmış, gerçi bunun da su kaynatma kısmı yok.
{}
{}
This little hanger caught my eye while admiring Plumo. Last time I've been to London I brought a cast iron bell with birds on it in my suitcase. I think this explains how much I like things with birds on it! If you are like me, I urge you to follow Wee Birdy, if you aren't following already.
{}
Plumo'yu incelerken şu yukardaki askı da gözüme takıldı. En son Londra'ya gittiğimde üzerinde kuşlar olan dökme demir bir çanı bavulumda getirmiştim, sanırım bu kuşlu objelere zaafımın boyutlarını açıklıyor. Siz de de varsa böyle bir ilgi Wee Birdy blog'unu çok seversiniz.

Monday, June 1, 2009

Come Shine

Parla Güneş
{}

{}
Lovely Marion Cotillard, for Elle France I believe.
{}
Güzeller güzeli Marion Cotillard, sanıyorum Fransız Elle için poz vermiş.
{}
{}
Such a nice grouping to do with yellow flowers, or any color.
{}
Sarı çiçeklerle yapılabilecek çok hoş bir gruplama. Aslında herhangi bir renkle olur ama benim canım sarı çekti.
{}
Debi Treolar
{}

Joanna Henderson
{}
Check out the tea cosy.
{}
Çaydanlık kıyafeti çok şirinmiş.
{}
I have always been in love with glass houses. My dream house has a glass winter garden.
{}
Cam evleri her zaman çok sevmişimdir. Rüyalarımın evinde camdan bir kış bahçesi var.
{}
Debi Treolar
{}
{}
My birthday is coming up, I wish someone would throw an afternoon garden tea party with a frilly dress code and obligatory hats, and invite all my friends who I haven't seen for months.
{}
Doğumgünüm yaklaşıyor, keşke birileri bana bahçede bir akşamüstü çay partisi düzenlese, partiye fırfırlı cici kıyafetler ve şapkalarla katılmak şart olsa, aylardır görmediğim arkadaşlarımı davet etse.
{}
Anders Gramer
{}
Life is beautiful when I get my daily dosage of daydreaming.
{}
Günlük hayal kurma dozajımı aldıkça hayat güzel.
{}
Ve şimdi sayın seyirciler, kafamı kızdıran birkaç mevzu:
{}
1- Yüksek lisans tezimi teslim ettim ve jüri görüşmem de gerçekleşti. Tabii ki (daha önce de yalnızca "İçindekiler" kısmına göre fikir yürüten danışmanım dahil) tüm jüri üyeleri tezin kapağını ilk kez o an kaldırdılar. Tezin içeriğinden neredeyse tamamen bihaber olarak pişkin pişkin konuyu beğendiklerini söyleyip "İçindekiler"e bakarak 3 ay düzeltme verdiler. Peki ben ne vereyim bu tembel, umursamaz jüriye? "Düzeltin kendinizi!" buyursam bir işe yarar mı? Akademisyenlerin %99'una zerre kadar saygım yok doğrusu, yan gel yat, oh ne rahat hayat. Üniversite taifesi dışarıdan ne kadar bilmiş gözüküp ahkam kesiyorsa, içi o kadar boş demekmiş.
{}
2- Gün geçmiyor ki sokaktaki sıradan insanın iyi ile kötü arasındaki o ince çizgiyi nasıl da farkına varmadan geçip durduğunu gösterecek bir olayla karşılaşmayayım. Elif Şafak'ın Aşk'ını okuyup kendimi Tebrizli Şems'in öğretileriyle telkin edip durmasam sanırım bir ejderha gibi ateş kusup yanardağ gibi patlardım. Haset ve kıskançlıkla öğrencisinin yıldız gibi yükselen kariyerini ayaklar altına alıp onu ezmek için ağzımı bir karış açık bırakan girişimlerde bulunan içi çürümüş öğretim üyeleri mi? Bana "Fişe ne kadar istersen yaz, açığın varsa kapat abla" diyen, ve çalışan insanların çoğunun bunu yaptığını söyleyen, ben "İyi de bu çalmak değil mi?" diyince "Aaa, doğru ya!" diyen taksi şöförleri mi? Peşindeki sapığından kurtulmak için polisten yardım isteyen teyzeye "Adamın kafasına odunla vur, sonra kendi üstünü başını parala, sonra da şikayetçi ol, içeri atalım" diye yalancı şahitlik etmesini salık veren polis memuru mu? Babaannemin evine davlumbaz takmaya gelip, hakkı olmayan bir şekilde ücret talep eden, üstelik davlumbazı takmış gibi yapıp giden servis elemanı mı? Hangi birini anlatayım? Lütfen "dünyanın çivisi çıkmış" demeden önce kendinizi gözden geçirin, doğru ile yanlış arasındaki sınır sandığınız kadar net değil. O sınırın üzerinde yürüyoruz. Ben de kendimi didik didik etmek üzere masaya yatırıyorum şu an itibariyle.
{}
3- Dilemma'da son durum: Tezi yetiştirmeye çalışırken ofise gelmek beni iyice baydı. Karar verdiğim gibi Mayıs'ta işten ayrılmak üzere harekete geçiyordum ki patron bu sefer de part time çalışmamı teklif etti. Cazip geldi, kabul ettim. Haftada 3 gün gelmek o kadar koymuyor. Bilmiyorum korkaklık mı ediyorum? İnternetten Londra'da ev baktım, tahmin ettiğimden de pahalıymış. Çalışma iznim falan da yok yani. Birkaç yıl oraya göçeyim istiyorum, yol yordam bilen var mı?
{}
English translation: Remember my dilemma? Just as I was getting ready to finally quit my job, my boss offered me part time. I was already freaking out about the recession so I said yes. I don't know if I'm doing the right thing or just being a coward. I went online househunting in London and it is even more expensive then I expected. Not to mention I don't even have a work permit. I wanna hang out there for a couple of years, any ideas on how I can make this work?

Wednesday, April 22, 2009

Like I Care

Umurumda Değil
{}
Who would have thought one could develop such feelings for a spoon?
{}
Bir kaşığa böyle hisler besleyebileceğimi nereden bilebilirdim ki?
{}
Oh, spring, why must you play with my heart? Fill my dreams with images of myself running though flower laden fields, make me leave the house with a chic Parisienne striped tee, and then throw raindrops and gray skies on my face. Why must you always remind me of you and then abandon me, leaving me yearning for more... Well take this: Polly Wreford is my new spring!
{}
Duygularımla oynuyorsun ey bahar! Beni çiçek tarlalarında koşma hayallerine sürüklüyor, Parisienne çizgili t-shirt'ümle evden çıkartıyor, sonra suratıma tokat gibi gri bir gökyüzü ve yağmur çarpıyorsun. Yüzünü gösteriyor, ben daha doyamadan beni terkediyorsun. Al sana: benim yeni baharım Polly Wreford fotoğrafları, tamam mı!
{}
{}
The cups are much more sweeter than the pink milky goo in them can ever be.
{}
Fincanlar, içlerindeki sütlü pembe maddenin olabileceğinden daha tatlı.
{}
{}
{}
How about crochet placemats over a gingham tablecloth? Apparently it's a great idea.
{}
Pötikare masa örtüsü üzerine tığ işi amerikan servis mi? Anlaşılan bu iyi bir fikir!
{}
{}
{}
Simple & gorgeous; white, daylight and florals are my go-to happiness recipe.
{}
Sade & muhteşem; beyaz, gün ışığı ve çiçekli desenler benim her daim işe yarayan mutluluk formülüm.
{}
{}
{}
I'm not a kid person but this fella is too cute! With that hair and those freckles it's like he walked out from a story or something.
{}
Çocuksever biri olmamakla birlikte bu ufaklığın tatlılığının hakkını vermem gerekti. O saçlar ve çillerle bir hikayeden falan fırlamış gibi görünüyor.
{}
{}
Ignore the lady, the room is so cosy! I love the subtle, warm color scheme.
{}
Kadını görmezden gelin, odanın sıcacık ama göze batmayan renkleri ne güzel olmuş ona bakın.
{}
{}
A knitted blanket, in such gorgeous colors. I love these. My mom is currently making one (and frankly we're lucky if she finishes it by winter 2010). Just kidding, I know she'll like this.
{}
Muhteşem renklerde örgü bir battaniye. Bayılıyorum bunlara. Şu an annem de benzer bir tane üzerinde çalışıyor, şanslıysak 2010 kışına bitirir. Şaka şaka, bunu sever biliyorum, bu resmi ona armağan ediyorum.

Thursday, July 24, 2008

Jewels Of The Kitchen

Mutfağın Mücevherleri
{}
Feeling a little restless today. Something to cheer up myself and others like me...
{}
Biraz asık suratlı bir gün. Kendimi ve benim gibileri neşelendirmek için birşeyler...
{}
{}
If I had these pretty plates to look at....
{}
Bu güzelim tabaklardan...
{}

...and a few cupcakes...

...enfes kremalı kekler yesem...

....maybe I wouldn't feel fragile like porcelain...

....porselen gibi kırılgan hissetmem belki...

....and get through the day....

...ve geçer gider bu gün de...

....red peonies...

....kırmızı şakayıklar....

...or yellow sunflowers....

...ya da sapsarı ayçiçekleri...

....or just plain candlelight to brighten up my state...

....ya da basit mum ışığı aydınlatırdı beni....

....maybe I should pray....

....belki dua etsem....

...for a little sunshine....

....biraz günışığı için...

...and go to a picnic....

....bir de pikniğe gitsek...

...with my valentine...
...avutur beni sevgilim...

{}

Images 1-2-6 from Country Living, rest from Sköna Hem.