Showing posts with label tableware. Show all posts
Showing posts with label tableware. Show all posts

Saturday, August 20, 2011

Falcon







I spotted Falcon Enamelware at Yvestown, and had to share these photographs by Sam Stowell. The enamelware look beautiful, the food looks delicious. I'm suddenly in the mood for some berry crumble!

Falcon Enamelware'in emayelerini görür görmez vuruldum ve Sam Stowell'in çektiği bu fotoğrafları paylaşmak için sabırsızlandım. Emayeler müthiş güzel, yemekler enfes görünüyor. Ben bu yazıyı gece yazıyorum ama yarın oruçluyken karşılaşanlarınız olursa şimdiden özür diliyorum. Bizde niye emaye bulmak bu kadar zor? Halbuki eskiden ne çok olurdu herkesin evinde. Kullanışlı, sağlıklı, uzun ömürlü ve son derece alçakgönüllü bir güzelliğe sahip bir malzeme.


Photos: Falcon Enamelware Facebook

Thursday, June 3, 2010

Just Another Tea Set

Bir Çay Seti
{}
{}
I'll tell you a little secret. This blog is named after a certain tea party, but the girl behind the blog doesn't own a decent tea set! I usually have my tea in glass Bodum mugs, which I unluckily have broken 2 of in the past 2 weeks. I have this fantasy of someone throwing me a surprise tea party for my birthday, I think I've mentioned this before on the blog last year but alas, no party still. I'd throw my own but as I said, I don't have the necessary tea goodies to live up to my fantasy party! This set by Plumo is pretty close to what I had in mind.
{}
Küçük bir sır vereyim. Bu blog adını belli bir çay partisinden almış olsa da, blog'un arkasındaki kızın doğru dürüst bir çay seti yok! Çayı genelde poşetle, Bodum bardaklarda (Lipton sağolsun bedava stoklamışız, ne pahalıymış meğer) içiyorum, ocakta demlenmiş pek sevmiyorum. Kıymetli bir çaysa porselen demliğe havlu sarıp 3 dk bekletme yöntemini tercih ediyorum. Herkesi cici porselen fincanlarda içmeye zorlayacağım despot çay partisi verme fantazimi de bir türlü gerçekleştiremiyorum; güzel bir çaydanlığım olmadığı için. Bu ülkede pembe ya da kırmızı, yuvarlak hatlı, güzel saplı çaydanlık nerede satılır Allah aşkına? Şu yukardaki Plumo set fantazime epey yaklaşmış, gerçi bunun da su kaynatma kısmı yok.
{}
{}
This little hanger caught my eye while admiring Plumo. Last time I've been to London I brought a cast iron bell with birds on it in my suitcase. I think this explains how much I like things with birds on it! If you are like me, I urge you to follow Wee Birdy, if you aren't following already.
{}
Plumo'yu incelerken şu yukardaki askı da gözüme takıldı. En son Londra'ya gittiğimde üzerinde kuşlar olan dökme demir bir çanı bavulumda getirmiştim, sanırım bu kuşlu objelere zaafımın boyutlarını açıklıyor. Siz de de varsa böyle bir ilgi Wee Birdy blog'unu çok seversiniz.

Monday, November 9, 2009

Dowry of the Corpse Bride

Ölü Gelinin Çeyizi
{}
"Macabre" collection of plates by RE is made by re-firing vintage plates with new images. Via HomeShoppingSpy
{}
If Corpse Bride's marrige to the bewildered Johnny Depp had succeeded, their home would pretty much resemble these pictures. I would love to be invited to their house for a dinner party of wormy spaghetti if it were to be served with these plates.
{}
Eğer Ölü Gelin'in şaşkın Johnny Depp'le evliliği yürüseydi sanırım evleri bu resimlere benzerdi. Eğer servis bu tabaklarla yapılacaksa onların evinde solucanlı spaghetti yemeği davetine katılmaktan memnuniyet duyabilirdim.
{}
Elle Decor
{}
Anna Sui's kitchen is wonderfully goth. The backdrop of the sink, the ceiling lamp, the cabinets (note that the upper and lower cabinets don't match) and how they're modernized with the subway tiles is spectacular. You can see the rest of her house here; the other rooms are slightly (or overly) goth as well, a bit too much for my taste, but she does patterned wallpaper very well.
{}
Anna Sui'nin mutfağı harika bir gotik örneği. Lavabonun arkasındaki fon, avize, dolaplar (üst ve alt dolapların farkına dikkat) ve beyaz metro fayansları ile tüm bunların modernize edilmiş olması hayranlık uyandırıcı. Evinin geri kalanını buradan görebilirsiniz; diğer odalar da fazlaca gotik, benim zevkime göre biraz aşırı, ancak desenli duvar kağıdını kullanımı görülmeye değer.
{}
{}
The gothic style is captured here with the pirate flag, antler and the chair.
{}
Burada gotik stil korsan bayrağı, geyik boynuzu ve sandalye ile yakalanmış.
{}
{}
Check out the rest of the house by clicking the link under the picture. Although they call this a "farmhouse", it is borderline creepy and looks like one of those homes killer cults take their victims. Of course that doesn't prevent me from loving every item in this picture! What can I say, I have a dark side.
{}
Resmin altındaki linke tıklayarak evin geri kalanına bakabilirsiniz. Bu eve "çiftlik evi" demişlerse de, aslında tüyler ürperticiliğin sınırlarında geziyor. Katil tarikatların kurbanlarını götürdüğü evleri andırıyor. Tabii bu beni bu resimdeki bütün objelere aşık olmaktan alıkoymadı; ne yapayım yani karanlık bir tarafım varsa!
{}
{}
We have been wanting a giant wall clock like this for ages, but alas, it only exists in pictures. The patterned curtain is a must for a gothic atmosphere.
{}
Buradaki gibi devasa bir duvar saatini yıllardır arıyoruz ama yazık ki sadece fotoğraflarda var olduğuna artık emin oldum. Desenli perde gotik bir atmosferin olmazsa olmazı.
{}
{}
Who says Halloween decorations need to be put away immediately?
{}
Tembel aşçılar kabakları tatlı yapmak üzere bekletirlerken en azından üzerlerini boyayıp dekor olarak kullanabilirler.
{}
Anson Smart
{}
Key elements: High ceilings, stone flooring, ceiling lamp and black cookstove.
{}
Anahtar elemanlar: Yüksek tavan, taş yerler, avize ve siyah kuzine.
{}
Twig Hutchinson
{}
Although the bedside lamp is not entirely gothic, I think the wrinkly ash colored curtains around the bed are a nice touch for protection against unwanted invisible entities. (Honestly don't watch that movie Paranormal Activity, I'm scarred for life and doomed to sleep with the lights on forever.)
{}
Lambanın stili pek gotik olmasa da kırışık kül rengi perdeler istenmeyen doğaüstü varlıklara karşı güzel bir koruma oluşturabilir. (O Paranormal Activity denen filmi izlemeyin bence, bende ömür boyu ışıklar açık uyumaya mahkum olacak şekilde izi kaldı.)
{}
Stonewear skulls by mudpuppy, via Door Sixteen.
{}
Put a candle inside for enhanced effect. The gold teeth are a nice touch. This will look good on the floor next to a low coffee table, or on your mantle.
{}
Arttırılmış etki için içine bir mum koyunuz. Altın dişler de hoş bir dokunuş. Bunlar alçak bir sehpanın yanında yerde, veya şöminenizin üzerinde güzel duracaktır.
{}
Hotze Eisma
{}
How to do a textured black wall very well. I like the book holder; it looks great and it's functional for a quick glance at your cookbook without getting grease on the pages.
{}
Dokulu siyah bir duvar nasıl güzel yapılırmış görelim. Kitap tutacağını ayrıca sevdim; hem güzel görünüyor hem de sayfaları yağ lekesi yapmadan yemek kitabınıza göz atabilmenizi sağlıyor.

Monday, June 1, 2009

Come Shine

Parla Güneş
{}

{}
Lovely Marion Cotillard, for Elle France I believe.
{}
Güzeller güzeli Marion Cotillard, sanıyorum Fransız Elle için poz vermiş.
{}
{}
Such a nice grouping to do with yellow flowers, or any color.
{}
Sarı çiçeklerle yapılabilecek çok hoş bir gruplama. Aslında herhangi bir renkle olur ama benim canım sarı çekti.
{}
Debi Treolar
{}

Joanna Henderson
{}
Check out the tea cosy.
{}
Çaydanlık kıyafeti çok şirinmiş.
{}
I have always been in love with glass houses. My dream house has a glass winter garden.
{}
Cam evleri her zaman çok sevmişimdir. Rüyalarımın evinde camdan bir kış bahçesi var.
{}
Debi Treolar
{}
{}
My birthday is coming up, I wish someone would throw an afternoon garden tea party with a frilly dress code and obligatory hats, and invite all my friends who I haven't seen for months.
{}
Doğumgünüm yaklaşıyor, keşke birileri bana bahçede bir akşamüstü çay partisi düzenlese, partiye fırfırlı cici kıyafetler ve şapkalarla katılmak şart olsa, aylardır görmediğim arkadaşlarımı davet etse.
{}
Anders Gramer
{}
Life is beautiful when I get my daily dosage of daydreaming.
{}
Günlük hayal kurma dozajımı aldıkça hayat güzel.
{}
Ve şimdi sayın seyirciler, kafamı kızdıran birkaç mevzu:
{}
1- Yüksek lisans tezimi teslim ettim ve jüri görüşmem de gerçekleşti. Tabii ki (daha önce de yalnızca "İçindekiler" kısmına göre fikir yürüten danışmanım dahil) tüm jüri üyeleri tezin kapağını ilk kez o an kaldırdılar. Tezin içeriğinden neredeyse tamamen bihaber olarak pişkin pişkin konuyu beğendiklerini söyleyip "İçindekiler"e bakarak 3 ay düzeltme verdiler. Peki ben ne vereyim bu tembel, umursamaz jüriye? "Düzeltin kendinizi!" buyursam bir işe yarar mı? Akademisyenlerin %99'una zerre kadar saygım yok doğrusu, yan gel yat, oh ne rahat hayat. Üniversite taifesi dışarıdan ne kadar bilmiş gözüküp ahkam kesiyorsa, içi o kadar boş demekmiş.
{}
2- Gün geçmiyor ki sokaktaki sıradan insanın iyi ile kötü arasındaki o ince çizgiyi nasıl da farkına varmadan geçip durduğunu gösterecek bir olayla karşılaşmayayım. Elif Şafak'ın Aşk'ını okuyup kendimi Tebrizli Şems'in öğretileriyle telkin edip durmasam sanırım bir ejderha gibi ateş kusup yanardağ gibi patlardım. Haset ve kıskançlıkla öğrencisinin yıldız gibi yükselen kariyerini ayaklar altına alıp onu ezmek için ağzımı bir karış açık bırakan girişimlerde bulunan içi çürümüş öğretim üyeleri mi? Bana "Fişe ne kadar istersen yaz, açığın varsa kapat abla" diyen, ve çalışan insanların çoğunun bunu yaptığını söyleyen, ben "İyi de bu çalmak değil mi?" diyince "Aaa, doğru ya!" diyen taksi şöförleri mi? Peşindeki sapığından kurtulmak için polisten yardım isteyen teyzeye "Adamın kafasına odunla vur, sonra kendi üstünü başını parala, sonra da şikayetçi ol, içeri atalım" diye yalancı şahitlik etmesini salık veren polis memuru mu? Babaannemin evine davlumbaz takmaya gelip, hakkı olmayan bir şekilde ücret talep eden, üstelik davlumbazı takmış gibi yapıp giden servis elemanı mı? Hangi birini anlatayım? Lütfen "dünyanın çivisi çıkmış" demeden önce kendinizi gözden geçirin, doğru ile yanlış arasındaki sınır sandığınız kadar net değil. O sınırın üzerinde yürüyoruz. Ben de kendimi didik didik etmek üzere masaya yatırıyorum şu an itibariyle.
{}
3- Dilemma'da son durum: Tezi yetiştirmeye çalışırken ofise gelmek beni iyice baydı. Karar verdiğim gibi Mayıs'ta işten ayrılmak üzere harekete geçiyordum ki patron bu sefer de part time çalışmamı teklif etti. Cazip geldi, kabul ettim. Haftada 3 gün gelmek o kadar koymuyor. Bilmiyorum korkaklık mı ediyorum? İnternetten Londra'da ev baktım, tahmin ettiğimden de pahalıymış. Çalışma iznim falan da yok yani. Birkaç yıl oraya göçeyim istiyorum, yol yordam bilen var mı?
{}
English translation: Remember my dilemma? Just as I was getting ready to finally quit my job, my boss offered me part time. I was already freaking out about the recession so I said yes. I don't know if I'm doing the right thing or just being a coward. I went online househunting in London and it is even more expensive then I expected. Not to mention I don't even have a work permit. I wanna hang out there for a couple of years, any ideas on how I can make this work?

Wednesday, April 22, 2009

Like I Care

Umurumda Değil
{}
Who would have thought one could develop such feelings for a spoon?
{}
Bir kaşığa böyle hisler besleyebileceğimi nereden bilebilirdim ki?
{}
Oh, spring, why must you play with my heart? Fill my dreams with images of myself running though flower laden fields, make me leave the house with a chic Parisienne striped tee, and then throw raindrops and gray skies on my face. Why must you always remind me of you and then abandon me, leaving me yearning for more... Well take this: Polly Wreford is my new spring!
{}
Duygularımla oynuyorsun ey bahar! Beni çiçek tarlalarında koşma hayallerine sürüklüyor, Parisienne çizgili t-shirt'ümle evden çıkartıyor, sonra suratıma tokat gibi gri bir gökyüzü ve yağmur çarpıyorsun. Yüzünü gösteriyor, ben daha doyamadan beni terkediyorsun. Al sana: benim yeni baharım Polly Wreford fotoğrafları, tamam mı!
{}
{}
The cups are much more sweeter than the pink milky goo in them can ever be.
{}
Fincanlar, içlerindeki sütlü pembe maddenin olabileceğinden daha tatlı.
{}
{}
{}
How about crochet placemats over a gingham tablecloth? Apparently it's a great idea.
{}
Pötikare masa örtüsü üzerine tığ işi amerikan servis mi? Anlaşılan bu iyi bir fikir!
{}
{}
{}
Simple & gorgeous; white, daylight and florals are my go-to happiness recipe.
{}
Sade & muhteşem; beyaz, gün ışığı ve çiçekli desenler benim her daim işe yarayan mutluluk formülüm.
{}
{}
{}
I'm not a kid person but this fella is too cute! With that hair and those freckles it's like he walked out from a story or something.
{}
Çocuksever biri olmamakla birlikte bu ufaklığın tatlılığının hakkını vermem gerekti. O saçlar ve çillerle bir hikayeden falan fırlamış gibi görünüyor.
{}
{}
Ignore the lady, the room is so cosy! I love the subtle, warm color scheme.
{}
Kadını görmezden gelin, odanın sıcacık ama göze batmayan renkleri ne güzel olmuş ona bakın.
{}
{}
A knitted blanket, in such gorgeous colors. I love these. My mom is currently making one (and frankly we're lucky if she finishes it by winter 2010). Just kidding, I know she'll like this.
{}
Muhteşem renklerde örgü bir battaniye. Bayılıyorum bunlara. Şu an annem de benzer bir tane üzerinde çalışıyor, şanslıysak 2010 kışına bitirir. Şaka şaka, bunu sever biliyorum, bu resmi ona armağan ediyorum.

Thursday, July 24, 2008

Jewels Of The Kitchen

Mutfağın Mücevherleri
{}
Feeling a little restless today. Something to cheer up myself and others like me...
{}
Biraz asık suratlı bir gün. Kendimi ve benim gibileri neşelendirmek için birşeyler...
{}
{}
If I had these pretty plates to look at....
{}
Bu güzelim tabaklardan...
{}

...and a few cupcakes...

...enfes kremalı kekler yesem...

....maybe I wouldn't feel fragile like porcelain...

....porselen gibi kırılgan hissetmem belki...

....and get through the day....

...ve geçer gider bu gün de...

....red peonies...

....kırmızı şakayıklar....

...or yellow sunflowers....

...ya da sapsarı ayçiçekleri...

....or just plain candlelight to brighten up my state...

....ya da basit mum ışığı aydınlatırdı beni....

....maybe I should pray....

....belki dua etsem....

...for a little sunshine....

....biraz günışığı için...

...and go to a picnic....

....bir de pikniğe gitsek...

...with my valentine...
...avutur beni sevgilim...

{}

Images 1-2-6 from Country Living, rest from Sköna Hem.

Sunday, May 25, 2008

Tales From A Land Far, Far Away

Uzak Diyarlardan Öyküler
bosluk

bosluk
"I'm interested of visual story telling, and I try to achieve to create some sort of illusion of a on going story for the viewer. I was growing up in Finland where you are surrounded by wilderness. And thats where my imagination comes from - The forests and animals." says Klaus Haapaniemi. He is the designer of these gorgeous series for Iittala, and they are called "Taika", which apparently means "magic" in Finnish.
bosluk
"Görsel hikayeler anlatmak ilgimi çekiyor ve izleyen için süregelen bir öykü ilüzyonu yaratmaya çalışıyorum. Finlandiya'da büyüdüm, ki orada vahşi doğa ile çevrilisinizdir. Hayal gücüm oradan geliyor - ormanlardan ve havyanlardan." diyor Klaus Haapaniemi. Efsanevi İskandinav seramik/poselen markası Iittala için "Taika" isimli bu seriyi yaratmış Klaus. Bu arada, Fince "taika", "sihir" anlamına geliyormuş.
bosluk

bosluk
Everyone who knows me I have an undying love for all things that belong to a fantasy world, and all things related to animals. So these magical series of dinnerwares are just my cup of tea.

Beni tanıyanlar fantezi dünyasına ait olgulara ve hayvanlara karşı ölümsüz bir aşk beslediğimi bilir. O yüzden bu büyülü tabak-çanaklar tam da benim dişimin kovuğuna göre.

bosluk

bosluk

bosluk
The London-based Finnish designer's works are often influenced by folklore. He often uses surreal animals and elements in his prints. You can read a full interview with him here, and buy the Taika dinnerware here.

Londra'da yaşayan Fin tasarımcının işleri sıklıkla halk masallarından izler taşıyor. Desenlerinde sürreal öğeler ve hayvanlar kullanıyor. Onunla yapılmış güzel bir röportaj burada (ingilizce-japonca), Taika serisinin satıldığı yerlerden biri ise burası. Türkiye'de şu an Iittala ürünleri satan bir yer olup olmadığını bilmiyorum, bileniniz varsa paylaşmaktan çekinmesin.